20 Mai

Öğretmeni Doğa olan bir Okul – Anakent Koleji 1. Sınıflar – Sonsuz enerji..

Anakent koleji 1. Sınıfları A, B, C şubeleri Permakamp’taydı bu gün.  Permakamp’ın köpekleri dışarıda karşıladı onları. Sevgi gösterileri dikkatleri hemen dağıtıyor haliyle. Kimileri köpekten korkuyorken, bağırış şekillerinden anladığımız kadarı ile de bazıları da bunu bir dikkat çekme ve oyun haline getirmiş durumda. Çocuklar arasında en çok rastladığımız durum bu. Aslında pek bir fikirleri yok ama örümcekten, fareden, yılandan korkuyor olmak sanki bir moda, sanki itibarlı bir şeymiş gibi bir hal var. Buna ben çok şaşırıyorum. Çünkü kedide ve köpekte mesela sorun yok. Kuşta sorun yok.

Kampa girdiğimizde ilk işimiz kedileri ve köpekleri nasıl seveceğimizi öğretmek oluyor. Ardından gıdalarımızın sağlıklı olduğu ve çöpe gitmesini istemiyor olduğumuzu anlatıyoruz. Serbest bir mutfak olması, sevdikleri gıdadan istedikleri kadar alabilecekleri, ama bunları çöpe atmamaları gerektiği üzerine bir farkındalık konuşması bu. Sonra yemek ve yine aynı uyarıları yapmak zorunda kalıyoruz.

Farkındamıyız çocuklarımız yemeklerini yerken kafaları yedikleri şeyde değil. Muhakkak başka şeylerde. Aralarında hatta ağzını doldurup ortalıkta koşmaya yönelenler bile var. Öncelikle kendimiz sonrasında arkadaşımızın sağlıklı bir kahvaltı etmesinden sorumluyuz. Kendimizi ve çevremizi yemek yerken rahat bırakmak zorundayız. Bunun sadece okullarda ve eğitim kurumlarında becerilmesi mümkün değildir. Ailelerde evlerinde bir yemeğin sağlığını oluşturan şeyin aslında onu yerken sofradaki farkındalıktan geçtiğini bilmesi ve buna göre evlerde yemek düzenleri kurmaları gerekiyor.

Permakamp sağlık, beslenme, ilişki ve yaşam kuralları ile ilgili etik kurallara sahiptir. Bunları hayatı zorlaştıran kurallar sinsilesi olarak düşünmeyiniz. Bunlar aslında çevresel farkındalığın, kendin dışındaki dünya ile bedenimiz arasındaki ilişkiler sinsilesine odaklan, iyileştirme amacında olan kurallar bunlar. Bedenime aldığımız gıdanın bizi sağlıkla beslemesi ancak onu farkında ve sakince tükettiğimiz anda mümkün olabiliyor. Ayrıca buna ihtiyaç duyan arkadaşlarımızın da bu sakin yemek yemeye ihtiyacı var. Öyleyse hafifçe muhabbet ederek bunu yapabilirmiyiz. Her öğünde daha iyileştiğini çok gördük. Yine olacaktır.

Permakamp çevresel faktörleri çocuklar için çok değişik ve özeldir. Alanlar çeşitli amaçlarla kurulmuş ve geliştirilmektedir. Burda aslında tehlikeli birçok şey olabileceğini bilmek çok önemlidir. Çocukların çevrelerinde düzenlenmiş alanlarda başlarına gelmeyenlerin ileriki yaşlarda muhakkak başlarına geleceğini ve hemde daha sert geleceğini biliyormusunuz. Uluslararası araştırmalar, çocukluk yaşlarında başlarına birşeyler gelen çocukların ileriki yaşlarda daha az yaralanmalı kaza geçirdiklerini gösteriyor. Çünkü bir taşın yuvarlanabileceğini, toprağın kayabileceğini, eğimi, vs görebiliyorlar. Çocuklukta bu şekilde değişik sistematikler içeren alanlarda oyun oynamaya alışmak büyük bir algısal uyanıklık yaratır. Çocukların bir kısmı bu sebeple yerdeki küçük taşın bile ayağını burkması ile yere düşerler. Çünkü engramları gelişmemiştir ve gelişmesi için defırsat verilmemiştir.

Orman yürüyüşlerimizin bu anlamda öenmi büyüktür. Birde tabii yılanları görmek içinde bu iyi fırsattır. Diğer gurup ile biz ise Zİpline üzerine odaklanıyoruz.

Odaklandığımız gibi de bırakamıyoruz zaten. ?

Bu ekibin müthiş bir fiziksel etkinlik eksikliği yaşadığını düşünüyorum. Çünkü sadece ve sadece yüksek heyecanlı zamanlarda dikkatlerini toparlıyorlar. Sanki buna büyük bir özlem içindeler gibi. 2000 yılından bu yada Çocuk ve Doğa çalışmaları yapan biri olarak her kuşağın artık karşıma daha zayıf durumda çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Haklılar bu arada çünkü bozuk bile olmayan zeminlerde oynamaktan çocuklarımızın eklem sistemleri bile doğru gelişemiyor. Bağlar yeterince ve her yöne esneyerek gelişmiyor. Yürüyüş bandında koşan atletin standart eklem hastalıkları ile aynı durumlar bekliyor olacak çocuklarımızı.

Bu sebeple gerçek doğa etkinlikleri çok önemlidir. Anne babaların ise bunlar konusunda fikirleri olması ve ailelerini doğru yönlendiriyor olmaları çok önemlidir.

Herzaman söylediğimi burada tekrarlamak istiyorum. Permakamp içerisinde yaptığımız çalışmaların başarısı ancak ve ancak tekrar ve çocukların artık burdan fiziki olarak tatmin olmasında sonra mümkün olabiliyor. Bu sebeple Serbest Gezen Çocuklar ve Açık sınıf çalışmalarımız var.

Ardında artık fiziksel tatmini biraz bastırdıktan sonra Solucanları büyülü dünyasına geçmeye hazırız. Yine aynı şey oluyor. Çocukların yarısı bunu bir korkarak karşılıyor. Diğer yarısı ise solucanları tutmaya çok istekli. Sonunda hepsi solucanlarla dost oluyor.

Fakat o da elimizde kahverengi parçalar kaldı solucanlardan sonra.

Solucanların doğal salgıları, kendilerini çevreleyen toprağa göre 5 kat daha fazla konsantre besinler içerir.

Solucanların sindirim sisteminde, çok sayıda bitkiye yararlı mikroorganizmalar, bitkinin hayati ihtiyacı olan Azot’u (N) doğadan alabilmesini sağlayan azot fikse eden bakteriler, fosfat bakterileri, mikoriza mantarlar, antibiyotik etkisi yaratacak doğal büyüme hormonları, aminoasitler  ve enzimler bulunur.

Gübreye geçen bu enzimler ve yoğun bitki besin elementleri bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişim sağlar.

Bunun yanında, solucanların üzerlerinde ve sindirim sistemlerinde bulunan ve onları milyonlarca yıldır toprakta bulunan patojenlere karşı koruyan, bağışıklık sağlayan vücut sıvılarını (Sölom Sıvısı) gübreye geçirirler ve bitkilerde patojenlere karşı direnç sağlarlar.

Solucanlar bir takım sebze gıdaları tüketip sindirim sistemlerinde toprak üreten canlılardır. Aynı zamanda buna solucanların Dışkıları da deriz. Bu kavramsal olarak iğrenç gelir. Fakat bu toprağı avuçlayıp kokladığımızda çok güzel bir kokusu olduğunu anlarız. Peki tadı nasıl acaba. Bir jeoloji mühendisi olarak eğitim dönemimde yaladığım taş toprağın haddi yok. Köylerde hele çocuklar toprakları yerler ciddi ciddi. Çünkü sağlıklı topraklarda insan bağırsakları için enfes mayalar, microorganizmalar vardır. Bir bitki için sağlık olan şey sizin için de sağlıktır. Hemde yanında çocuklarımızın sıradışı olabilmek ve sınırları zorlamakla ilgili mekanizmalarını harekete geçiririz. Denemek ve gözlemlemek hayata karşı öen güçlü araçlarımızdan dır ve bizler şehirde yaşayanlar bu mekanizmaları artık nerdeyse tamamen yok ettik çocuklarımızda.

Evlerde tükettiğimiz paketli gıdalar, çipsler, içecekler kimyasal içeriklerle doludur. Bağırsak microorganizmamızı paramparça eder ve bizi sağlık sorunlarına doğru sürüklerler. Oysa ekşi mayalı ekmek, kefir, yoğurt (endüstriyel olmayan) vs bize sağlık ve denge getirir.

Bugün son olarak içilen meyve sularının da sağlıklı olmadığı ile ilgili efsane bir araştırma açıklandı. Bu da farklı bir dipnot olsun.

Lütfen evinizde de okulunuzda da bunlara devam ediniz.

Çocuklar bulaşıklarını kendileri yıkasınlar ve masadan tabaklarını kendileri kaldırsınlar. Ayakkabılarını kendileri giysin ve bağlasınlar. Sırt çantalarının düzenlerini bilsinler. Musluklarını açıp kapatmayı öğretin onlara lütfen.

Çamurun pislik olmadığını çamurlanırsa kızmayan bir anneleri olsun lütfen. (Bu gün bu korkudan istediklerini yapamayan çocuklar vardı.)

Lütfen temel yaşamsal becerileri kazandıralım çocuklarınıza. Ve bunda biraz aceleci olalım.

Tşk

Alpay Oğuş

20.05.2019 Permakamp – Öğretmenimiz Doğa

 

Read 399 times Last modified on lundi, 20 mai 2019 22:59

Haber Postası

captcha 

Hakkımızda

Permakamp
Sınırlı Sorumlu Riva Tüketim
Kooperatifi

V.D.
Adres
İletişim : info@permakamp.com