By Seteney Koz on Pazartesi, 30 Ekim 2017
Category: Genel

Bizim poi’lerimiz de böyle dönebilecek mi?

Bugün poi’mizi yapmak ve buğdayımızı ekmek için buluştuk. Sabah hava montları giydirecek, sobaları yaktıracak kadar soğuk. Neyse ki artık iki çatımız var ısınmak için. Biri pergola, biri de hazırlıkları devam eden Dom’mumuz. İkisinde de yaktık kuzinemizi. Sıcacık çayımız mis gibi kahvaltımız eşliğinde katılımcılarımızla birlikte tam vaktinde kurduk kahvaltı sofralarımızı. Kahvaltı sonrası muhtarımız katılımcılarımıza oryantasyon yaparken biz de koyulduk işlerimize. Çok işimiz var bugün. Dom zemin kaplamasına devam edilecek. Sebze yatakları yapılacak. Öğle yemeği hazırlanacak. Poi’mizi yapacağız. Yerel üreticilerimizden gelen gıdaları dağıtacağız. Buğdayımızı ekmek için toprak uygun değil erteledik ekim işini. Oryantasyon sonrası işlerde çalışmak üzere gruplar kuruldu, öğle yemeğine kadar hummalı bir çalışma. Gruplarda çalışmak şart değil tabii ki. Doğayı dinlemek, biraz dinlenmek, tatlı bir muhabbet de iyi geliyor. Çalışmak ise gönülden geliyorsa daha bir güzel mutluluk veriyor. Çocuklar zaten daha kahvaltıda tanışıp kaynaşıyorlar ve başlıyorlar oynamaya. Onlar da boş durmadılar bugün. Kestane topladılar, orman yürüyüşü yaptılar, poi çevirdiler, hazine avı yaptılar ve bol bol oynadılar. Öğlene doğru hava ısındı çıkardık montları. Çok çalıştık, çok acıktık. Yemek hazır! sesiyle kurduk kalabalık soframızı. Menüde kendi bahçemizden kabaklar ile yaptığımız çorbamız, güveçte sebze türlümüz, kuzinede pişirdiğimiz otlu böreğimiz, geçen seneden yaptığımız turşumuz. Sıcacık çayımız ve tatlı bir muhabbet. Kendi yetiştirdiğimiz ve yaptığımız ürünleri yemek de ayrı bir keyif veriyor, hele de beğenilince:) Ve çocukların ne zaman yapacağız diye sorup beklediği poi yapım atölyesine geçtik yemekten sonra. Gruplar da işlerinin başlarına. Nedir bu poi diye başladık söze. Poi Yeni Zelanda yerlileri olan Maori kabilelerine ait geleneksel bir dans enstrümanı ve Maori dilinde ipin ucuna bağlanmış top anlamına geliyor. Nasıl çevireceğiz bu topları diye bakan küçük gözlere minik bir gösteri yaptıktan sonra heyecanla başladı poi yapımı. Çok bir şeye gerek yok yapımında. İki kare kumaş, ayakkabı bağı, içini doldurmaya pirinç yada mercimek ve biraz süslemeye kurdele tül. Döktük malzemeleri ortaya. Kendi zevklerine göre tasarladılar ve anne ve babaların da yardımıyla yaptılar poi’lerini. Şimdi sıra geldi çevirmeyi öğrenmeye. Bir kaç giriş hareketi sonrası başladı sorular: O yaptığın hareketleri nasıl yapacağız? Bizim poi’lerimiz de böyle dönebilecek mi? Yaptığımız bir kaç poi ile de aynı hareketleri yapınca gözler parladı. Evet doğru yoldayız diyerek:) Başladılar poi’lerini çevirmeye. Gidene kadar hiç düşmedi ellerinden poi'leri, yeni yeni poi'ler yapma planları ve hevesleriyle…
Ve bir poi atölyesinden hepimize çıkan dersler: İyi poi çevirebilmek için düzenli çalışmak gerekiyor, sabırlı olmak gerekiyor ve en önemlisi severek yapmak gerekiyor:) Ve çay vakti çocukların neredeyse sabırsızlıkla bekledikleri zaman. Acaba yiyecek ne var kek mi kurabiye mi? Anında bitiyorlar tabaktakileri Büyükler içinse tatlı bir yorgunlukla sohbet zamanı… Ardından uğurladık katılımcılarımızı, başka bir Permakamp gününde görüşmek dileğiyle. Seteney Koz
30.10.2017
Leave Comments