Yılın ikinci kar yağışı. Şehirde ve yollarda kar var ama gelin görün ki Riva yolunda ağaçlı darboğazı geçer geçmez kar bitiyor. Bu dönemeçten her geçişimde çocuklar gibi üzülüyorum, ansızın kaybolan kar yüzünden. Hava kar yağışından dolayı biraz yumuşamış, tatlı ısırmayan bir soğuk var. Yerlerde kar birikintisi yok ama ince ince sürekli yağan kar içimize tatlı bir mutluluk veriyor. Permakamp’a gelen çocuklar da benim gibi hayal kırıklığı yaşıyorlar: “Neeee bu kadarcık mı kar var? Ama yol boyu her yer kardı?” Neyse ki ince ince de olsa kar yağıyor en azından.

Bugün BEM İlköğretim Okulu Bizimleydi. Kar yağışının ardından gelen soğuklar her yeri buz kestirdi Permakamp’ta. Ama ne buz! Bakması, dokunması, basıp kırması ne zevk! Çocukları kar ve buzla karşılıyoruz bu defa. Oynayarak keşfedecek bir dolu şey var etrafta. Arazinin girişindeki su birikintileri tamamen donmuş. İlk iş olarak uzun uzun onlarla oynuyoruz. Önce dokunuyoruz, sonra ayaklarımızla basıp kırıyoruz. Kırdığımız parçaları elimize alıyoruz, ve buzzzz! gibi buzlar elimizde. Nasıl da keyifli bir şey bu böyle! Bir buzu kırıp eline almanın tadı sanki başka hiç bir şeyde yok. Nerede ne donmuş görmek için kısa bir Permakamp turu attıktan sonra orman yürüyüşüne çıkıyoruz.

Meşepalamudu Anaokulu ve YeniOkul Bizimleydi Bugün. Serin bir hava ve yağmur çiselemekte. Sabah erken saatlerde çimenlerin üzerinde henüz kırağı yok. Artık kış mevsimindeyiz. Kokusu, rüzgarı, yağmuru... Sebze yataklarında pazılar, ıspanaklar, brokoliler, rokalar yavaş yavaş büyümekte. Bakla ve bezelyeler de öyle. Yapay göletimiz su ve yaşam dolu.

Tırtıl Anaokulu ve YÖM İlköğretim Okulu bizimleydi bugün.Yine soğuk, yine yağışlı hava. Tırtıl Anaokulu geçen seneden çok deneyimli ve dolayısıyla bu hava koşullarına hazırlıklı. Yağmur, soğuk, onlar için sorun değil. YÖM Okulları ise geçen ay geçirdikleri soğuk günün ardından biraz deneyim kazanmış durumdalar ve bu defa sıkı hazırlanmışlar. Çocuklar servisten inip bize doğru yürürlerken hazırlıklı oldukları için çok mutlular; ‘İşte sana hazırım orman ve yağmur ve çamur’ diyerek koşuyorlar. Geçen ay ayakkabısı uygun olmadığı için gölette çalışırken fena zorlanan çocuklardan biri keyifle çizmesini ve yağmur pantolonunu göstererek gölete koşmak istiyor hemen. Kendilerini hazır ve güçlü hissediyorlar.

Yeni Okul bizimleydi bugün. Havalar artık soğuk. Kış mevsiminin diri nefesi var havada. Orman döktüğü yaprakların yokluğunda daha bir aydınlık; yağmurlardan sonra içinden akan çaylar çoğalmış; tüm yabanlığı ve ele avuca sığmaz karakteriyle çevremizi kuşatmış durumda. Orman fiziksel, duygusal ve ruhsal varlığımızı derinlemesine tanımamızda bize yardımcı bir rehber...

Yeni Okul Öğrencileri  Bizimleydi Bugün.Mevsimler değişiyorken bizim de yoğunlaştığımız şeyler yavaş yavaş değişiyor. Artık hava elementi üzerinde yol alacağız bir süre. Bulutlar, iklim, hava durumu... Yavaştan bir girizgah yaptık bugün, havadan sudan işlere. Aslında su elementinden kalan işlerimizi de devam ettiriyoruz aynı zamanda. Çünkü yaptığımız çalışmalar devamlı olarak bakım, onarım ve ilgi istiyorlar ve dikkatimizi hep üstlerinde tutuyorlar. Yaptığımız çalışmalara mevsimlerin etkisini takip edebiliyoruz böylece.

Bugün Atölye Çocukevi Bizimleydi. Bugün hava bizi yağmurla karşıladı. İnce ince yağan yağmur oyun arkadaşımızdı. Büyük sınıf ve öğretmenleri, Mehmet, Nesrin ve Tolga ile birlikte Permakamp’ta kalırken, biz ortanca grup ve öğretmenleriyle orman yürüyüşümüze çıkıyoruz. Yağmur ince ince sürekli yağıyor; ormana girince biz de ağzımızı açıp yağmur suyu yakalama oyunu oynuyoruz. Orman zemini yağan yağmurdan dolayı yer yer kaygan. Düşe kalka ilerliyoruz. Ellerimiz çamurlanınca da üzerimize çamurdan resimler yapmaya karar veriyoruz.

Yeni Okul Bizimleydi Bugün. Hala tatlı bir sonbahar havası var. Ormanın koyu kahverengi zemini, yaprakların sarısıyla ve sonbahar ışığının parlak renkleriyle çok güzel bir kontrast oluşturuyor. Hava ılık, ve mis gibi kokuyor. Ormana uzaktan bakınca bakır renkli ağaçları görüyorsunuz. Kahverenginin ve sarının bakır tonları…

Sultan Çiftliği İlköğretim Okulu ve Nihat Işık İlköğretim Okulu bizimleydi bugün. Serbest Gezen Çocuklar programının ikinci ayını devirmek üzereyiz. Yani  bu demek ki sonbaharın sonuna yaklaşıyoruz ve su elementiyle ilgili çalışmalarımızı hava elementine doğru evireceğiz. Mutfakta turşu kurma işi de bitmek üzere. Tohum serpme işimiz de hemen hemen bitmek üzere. Yavaş yavaş daha deneysel çalışmalar yapacağız.  Ama henüz sonbahar tatlı tatlı devam ederken bizim de kendi mevsimsel çalışmalarımız yavaş yavaş ilerliyor. Üzerinde çalıştığımız göletimiz su ile doldu taştı, içinde kurbağalar ve bir su semenderi yaşamaya başladı.

Bugün Tırtıl Anaokulu ve YÖM Okulları bizimleydi. Sabahtan ince ince başlayan yağmur bütün gün sürdü. Yağmurlu gökyüzünün grisi, ormanın sarı, kızıl kahverengi, bakır renklerinin tüm tonlarını daha bir görünür kıldı. Okulların Permakamp’a varışıyla bizim de her zamanki rutin akışımız başladı. Serbest Gezen Çocuklar Programı’nda her türlü hava koşulunda günün büyük bir kısmını dışarda açık alanda geçiriyoruz. Yağmur, çamur, rüzgar bizim oyun arkadaşlarımız, Dom ise kuzine ile sıcacık ısıttığımız büyülü mekanımız. Açık sınıf çalışması bu alanda gerçekleşiyor. Ara ara ısınmak istediğimizde ya da üzerimizi değiştireceğimiz zamanlarda sıcacık karşılıyor bizi Dom.

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.