Rüzgar gibi geçti, bir aşure günü ve geleneksel korkuluk yürüyüşü...

Rüzgar gibi geçti, bir aşure günü ve geleneksel korkuluk yürüyüşü...
Geçen sene tesadüfen bir arada yaptığımız iki etkinlik hafızamıza kazınmıştı. Bu senede katılımcılara, çocuklarımıza ve içimizdeki çocuğa aynı mutluluğu yaşatmak için kolları sıvadık.
Heyecanlıydık, aşure için önceden hazır edilmesi gereken birçok malzeme vardı. Odun ateşinin yanına kurulan masada, aşureye katılacak malzemeler çoluk çocuk herkesin yardımı ile son haline getirildi ve malzemeler sırasıyla vakitleri gelince, kaynayan kazana bir şölen edasıyla atıldı. Her katılan malzeme ile aşuremiz daha güzel kokmaya başladı.
Korkunç olmayan korkulukların yapımı da bir o kadar neşeliydi. Herkes evdeki fazla ya da eski kıyafetlerini korkuluk yapımı için getirmiş, bu amaçla oluşturduğumuz platformun üzerine yığmıştı. Önce tahta parçalarına çocuklar tarafından birbirinden ilginç yüzler çizildi. Çizilen yüzler korkuluklarımızın yüzüne dönüşecek şekilde kesilirken, çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Sırıklarla gövdeler oluşturulup kıyafet giydirilmesi ve kıyafetlerin içine saman doldurulması kısmı tamamen çocukların hayal gücüne kaldı. Kimisi korkuluğun ayağına çizme bile giydirirken, kimisi sadece ahşap bırakmayı tercih etti.
Tam korkuluklar tamamlanmışken aşure ekibimizden aşurenin hazır olduğu bilgisi geldi ve korkuluklar geleneksel yürüyüşlerini yaparak teker teker aşure kazanının yanında yerini aldı. Çocukların, korkuluklarının yanındaki gururlu duruşları görülmeye değerdi.
Aşure kazanından kepçe kepçe aşureler dağıtıldı. Sanırım aşure mi çok güzeldi yoksa ortamdan mı etkilendik bilemiyeceğim. Ortak kanı yediğimiz aşure sıcaktı ve yediğimiz en güzel aşureydi.
Bunların dışından neler mi oldu, her seferinde farklı ve keyifli bir günün yaşandığı klasik bir Permakamp günüydü. Çocuklar sabahtan akşama kadar kah zip-line, kah ağlar, kah arada toprağı kazarak, kah şu an araba görünümlü eski apollo 13’ümüzle kendi hayal güçleri onları nereye götürürse oraya gittiler, günün sonunda arabada uyuya kalıp ertesi sabaha kadar uyanmadılar.
Bense Permakamp gününü elimde böğürtlen lekeleri ile bitirdim. Bir böğürtlen çalımızda bol miktarda böğürtlen olduğunu keşfedince, çocuklarla toplamamız kaçınılmazdı. Gitme saati geldiğinde, ancak tekrar geleceğimiz sözü ile ayaklarımızı sürüye sürüye ayrıldık kamptan.
25 Eylül 2017
Bereketimiz Bol Olsun
27-28 Mayıs 2017 Permakamp ve Kafamdaki Yolculuk
 

Yorumlar

Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun
Already Registered? Login Here
Misafir
Perşembe, 19 Nisan 2018
If you'd like to register, please fill in the username, password and name fields.

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.
Our website is protected by DMC Firewall!