Mustafa Aykın İlköğretim Okulu bizimleydi bugün.Güneşli ve sıcak bahar günleri. Keyfimiz yerinde, yakında gelir Mart ayının ters tarafı ama bugün de iyiyiz yine.  Permakamp’ta erik ağaçları ve kiraz ağaçları çiçeklendi. Ormanda çuhalar, orman menekşeleri ve kardelenler. Çocuklar Permakamp’a gelince gün yavaşça akmaya başlıyor kendi ritminde. Önce serbest oyun zamanı. Futbol oynayanlar, ağaçlara tırmananlar, hemen dereyi çapalayıp baraj yapma işine girişenler. Tüm çocuklar yapacakları şeyleri kafalarında planlayıp gelmişler, çok belli. Herkes bir yerde ama kendi işinde... 10:40 gibi artık zor da olsa ekiplere ayrılıyoruz. Güzel bahar havasında kendi kurdukları oyunları bırakıp başka bir şey yapmak istemiyor çocuklar. Bu hep zor bir denge. Çocukların yapılandırılmamış serbest zamanları o kadar az ki bunun acısını Permakamp’ta çıkarmak istiyorlar. Neyse ki yumuşakça ayrılıyoruz ekiplere. 1. Sınıf öğrencileri benimle birlikte yerleşkede kalıyorlar önce. Mehmet, Ece ve Senem 4. Sınıf öğrencileri ve öğretmenleri Didem’le birlikte orman yürüyüşüne çıkıyorlar.

YeniOkul ilk ve orta okulları bizimle beraberdi.Bahar hepimizde yoğun bir coşku yaratıyor, ve bir özgür olma arzusu. Bu arzu çocuklarda çok daha kuvvetli ve görünür bir halde bu dönemde. Kampa gelen çocuklarda bir isyan hali. “Burada da mı program? Serbest oynayamaz mıyız?” Evet, üstelik buna çok ihtiyaçları var aslında. Programlanmamış boş zamanlara, yapılandırılmamış alanlarda ve zamanlarda kendi başlarına veya arkadaşlarıyla oyun oynamaya. Bu bir çocuğun en birincil hakkı. Peki ne oldu da, çocukların en doğal hakları için hiç zamanları kalmadı? Bu aslında hepimizin kendine sorması gereken, üstünde düşünüp taşınıp eyleme geçmemizi gerektiren bir soru. Serbest Gezen Çocuklar Programı çok kapsamlı bir program olmasına rağmen, kimi zaman her şeyden vazgeçip uzun boş zamanlar yaratıyoruz çocuklara. Ama yeterli olması o kadar zor ki.

 

Bugün BEM ilkokulu  bizimleydi. Artık kışın son günleri. Ara ara güneş kendini gösterse de halen soğuk ve yağmurlu havalar ağırlıkta. Bir gün içerisinde 3 mevsimi yaşıyoruz neredeyse. Sabah kapalı ve yağmurlu başlayıp  öğlene doğru karın atıştırdığı ve öğleden sonra da güneşin açtığı bir gündü bugün. Sabah Dom ve mutfakta yandı kuziler sıcacık karşılamak için çocukları. Çıtır çıtır ateş sesi eşliğinde bekliyoruz minik ziyaretçilerimizi gözümüz yollarda. Ve servis gelince başlıyor güzel bir gün daha. Çocukların servisten iner inmez Permakamp'a doğru heyecan ve istekle koşmaya başlamaları tarif edilemez bir mutluluk.  Aradan 3 hafta geçmiş olsa da görüşmeyeli, halen o sıcaklıkla kuçaklıyoruz birbirimizi. :)

Yeni Okul bizimleydi bugün. Soğuk ve karlı günlerin ardından yine şahane bir bahar havası var şansımıza. Cemreler birer birer düşmekte. Ve sanırım bu enerji hepimize sirayet etti. Hayli duygusal bir gündü bugün. Güne bildik programımız doğrultusunda serbest oyun zamanıyla başladık. Saat 10:30 suları yerleşkede kalacaklar ve ormana yürüyecekler olarak ikiye ayrıldık. 5 Sınıf ve 6. Sınıf, ben ve Seteney’le birlikte orman yürüyüşüne çıktılar; 3. Sınıf, Mehmet, Nesrin ve Tolga ile birlikte yerleşkede kaldı. Bizim ardımızdan Permakamp’ta kalanların 15 dakika daha serbest zamanı vardı. Serbest oyun zamanının ardından önce açık sınıf çalışması yaptılar.

Atölye Çocukevi bizimle beraberdi bugün. Güne yine yoğun sisle başladık. Permakamp arazisi ve orman yavaş yavaş bahara uyanıyor. Ağaçlardaki kış sürgünleri tombullaşmaya başladılar. Kardelenleri ve çuha çiçeklerini görür olduk ormanda ve kuşlar ağaçlarda bıcır bıcır bıcırdamakta. Kuşların göç zamanı başlıyor, cemreler düşüyor birer birer. Ama bu demek değil ki önümüzde soğuk ve yağışlı günler yok. Mart soğuk geçecek ve yağmurla canımızı okumaya devam edecek daha, ama güneş de ara ara kendini gösterecek, kuşlar gelecek ve her geçen gün baharın yeşili, güneşi artacak.

Meşepalamudu Anaokulu ve YeniOkul bizimleydi bugün. Kış mevsimini uğurlamak üzereyiz. Sabah saatleri serin, öğleden sonralarımız güneşli. Bol yağmurlu bir döneme giriyoruz. Ama havanın ısınmasına daha zaman var. Orman yürüyüşlerimizde baharın habercisi çuha çiçeklerini ve çiğdemlerini görmeye başladık. Ormanın ıslak koyuluğunda küçük renkli pırıltılar, gizli hazineler gibi bu çiçekler. Bir tanesiyle karşılaşınca, bir tane daha görebilmek için dikkat kesiliyor insan; yeni bir çiçekle karşılaşmak her defasında büyük bir heyecan.

Tırtıl Anaokulu ve YÖM İlköğretim Okulu bizimleydi bugün. Dom'da  ve mutfakta kuzinelerimizi yaktık, çayımızı demledik okullallarımızı bekliyoruz. Yine soğuk ve yağmurlu bir hava. Ancak yağmur ve soğuk havaya uygun giyinmediğimizde bizi etkilemeye başlıyor. Tırtıl Anaokulu  geçen senenin deneyimi ile bu hava koşullarına hazırlıklı geliyor. Yağmur, soğuk, onlar için sorun değil.  YÖM Okulları ise bu yıl bu konuda yeni yeni deneyim kazanmakta. Her geldiğinde bir önceki gelişinden daha hazırlıklı geliyor. Çocuklar servisten inip kampa yürürken mutlu ve biraz da aceleciler. Yağan yağmur onları etkilemiyor. Çantaları bırakıp doğruca çocuk oyun alanına koşuyorlar.

Bugün Bilim Kolleji bizimleydi. Hava kapalı ve yağmurlu.Tam da çocukların sevdiği küçük su birikintileri  kamp yolumuzun üzerinde sağlı  sollu yerlerini almış çocukları bekliyor. Yine bol oyunlu, bol çamurlu bir gün  var önümüzde. Çocuklar servisten iner inmez önce küçük su birikintilerine koşuyorlar adeta selamlaşır gibi :) Sonra Dom'un yolunu tutuyorlar. Akıllar dışarıda, çantaları koydukları gibi fırlıyorlar dışarı. Serbest oyun zamanı. Arazide kesfedilecek kurcalanacak bir çok şey onları bekliyor. Uzun uzun oynuyorlar çocuk oyun alanında ve cevrede. Ardından Dom'da acık sınıf  zamanı baslıyor.

Yılın ikinci kar yağışı. Şehirde ve yollarda kar var ama gelin görün ki Riva yolunda ağaçlı darboğazı geçer geçmez kar bitiyor. Bu dönemeçten her geçişimde çocuklar gibi üzülüyorum, ansızın kaybolan kar yüzünden. Hava kar yağışından dolayı biraz yumuşamış, tatlı ısırmayan bir soğuk var. Yerlerde kar birikintisi yok ama ince ince sürekli yağan kar içimize tatlı bir mutluluk veriyor. Permakamp’a gelen çocuklar da benim gibi hayal kırıklığı yaşıyorlar: “Neeee bu kadarcık mı kar var? Ama yol boyu her yer kardı?” Neyse ki ince ince de olsa kar yağıyor en azından.

Bugün BEM İlköğretim Okulu Bizimleydi. Kar yağışının ardından gelen soğuklar her yeri buz kestirdi Permakamp’ta. Ama ne buz! Bakması, dokunması, basıp kırması ne zevk! Çocukları kar ve buzla karşılıyoruz bu defa. Oynayarak keşfedecek bir dolu şey var etrafta. Arazinin girişindeki su birikintileri tamamen donmuş. İlk iş olarak uzun uzun onlarla oynuyoruz. Önce dokunuyoruz, sonra ayaklarımızla basıp kırıyoruz. Kırdığımız parçaları elimize alıyoruz, ve buzzzz! gibi buzlar elimizde. Nasıl da keyifli bir şey bu böyle! Bir buzu kırıp eline almanın tadı sanki başka hiç bir şeyde yok. Nerede ne donmuş görmek için kısa bir Permakamp turu attıktan sonra orman yürüyüşüne çıkıyoruz.

Sayfa 4 / 10

Haber Postası

captcha 

Hakkımızda

Permakamp
Sınırlı Sorumlu Riva Tüketim
Kooperatifi

V.D.
Adres
İletişim : info@permakamp.com