Yeni Okul’dan öğrencilerle başladık bu yılki Serbest Gezen Çocuklar Programı’na. Bir telaş hazırlanıp duruyorduk bu ilk gün için. Permakamp ekibi olarak, sabah büyük bir heyecanla toplandık kampta. Nihayetinde çocuklar koşarak ve büyük bir keyifle vardılar araziye.

İlk defa gelen çocukların ağırlıkta olduğu 1. Sınıf öğrencileri ve kampın gediklilerinden olan 4. Sınıf ve 2. Sınıf öğrencileri bizimleydi bugün. Tüm çocuklar, Permakamp’ta neler değişmiş onu görmenin telaşındaydı. Ekibe eklenen yeni köpeğimiz Feride pek bir heyecanla karşılandı. Korkanlar, peşinden ayrılmayanlar, sarılanlar, Feride ile kovalamaca oynayanlar... Çocukların çantalarını koydukları yerdeki değişiklikler, yeni çocuk marangozhanesi... Her şey büyük bir heyecanla karşılandı. Biz günlük rutinimize her zamanki gibi başladık. Mehmet 2. Sınıf öğrencileriyle orman yürüyüşüne giderken, ben ve Seteney 1 Sınıf ve 4. Sınıf öğrencileriyle arazide kaldık. 15 dakikalık serbest oyun zamanının ardından, öğretmenleriyle açık sınıf çalışması yapmak üzere Dom ve çocuk marangozhanesine dağıldılar.

1. Sınıf Dom’a girerken, 4. Sınıf öğrencileri çocuk marangozhanesinin önündeki yoga platformunda toplandı. Ekim ve Kasım ayları boyunca su elementi üzerine yoğunlaşacağız. Çocuklarla birlikte büyük bir gölet hazırlayacağız ve gölette oluşacak habitatı takip edeceğiz uzunca bir süre. Sulak alan keşif yürüyüşleri yapacağız, su hasadı hendekleri üzerine konuşacağız. Bu yüzden kütüphanemizdeki su elementi ile ilgili tüm kitapları ortaya döktük. İki sınıf öğrencileri yaşlarına göre kitaplar seçtiler. Dom’un içinde göletle ilgili uzun konuşmalar oldu. Kestane ağacının altındaki yoga platformunda yapılan açık sınıf çalışmasında da bol bol kestane yendi ve kestane ağacı keşfi yapıldı. 25 dakikalık açık sınıf çalışmasının ardından çocuklar ekiplere ayrıldılar. Bir ekip Nesrin’le birlikte pergolada turşu kurarken, diğer bir grup bahçede ben ve Seteney’le beraber gölet yapımı hazırlığında ve sebze yataklarındaki kompost malçın çapalanma işinde çalıştılar. Arazi yağmurların ardından hem çamur hem yemyeşil olmuş durumda. Yeşil alanları çapalamak da gölet alanını belirleyip kazmak da hayli yorucu işler. Neyse ki hava çok güneşli ve güzeldi bugün. Çalışırken terledik. Malç yataklarındaki sebze atıklarından oluşan kompostları çapalarken “ıyyyy bunlar ne?” dedik  Yavaş yavaş araziye ısındık. Çapa kullanırken nelere dikkat etmemiz gerekir? Çapa nasıl kullanılır?

Bunlar üzerine yoğunlaştık. Çapaya giriş dersleri Saat 12’de orman grubu araziye varınca, öğle yemeği telaşına düştük; eller yıkandı, çorbalar kaselere servis edildi, sandviçler ortaya çıktı. Hep birlikte yemeğe oturduk. Bol muhabbet. Yemekler bitince, yenmeyen sandviçler hayvan dostlarımızın kovasına atıldı, plastik atıklar ise kötü çöp kovasına. Her çocuk kendi çorba kasesini ve kaşığını yıkadı. Ve sonra serbest oyun zamanı başladı. Saat 13’te ikinci grubun orman yürüyüşü zamanı geldi. Mehmet 2. Sınıf öğrencileri ile arazide kaldı. Ben ve Seteney, 1 sınıf ve 4. Sınıf öğrencileriyle birlikte orman yürüyüşüne çıktık. Sakin bir yürüyüş oldu bizimkisi. 1. Sınıf öğrencileri arasında ormana ilk defa gelenler olduğu için mümkün olduğunca yumuşak bir başlangıç yapmaya çalıştık. 4. Sınıf öğrencileri önden giderek bizi orman barınağına kadar çıkardılar. Barınağa varınca kısa bir dinlenme molası. Sonra yine ayrıldık, barınakta kalmak isteyenler ve yürüyüşe devam etmek isteyenler olarak. Barınakta öğretmenleriyle kaldı çocuklar, biz de ormanın derinliklerine doğru, devrilmiş ağacımıza, yani ağaç okulumuza kadar tırmandık. Ağaç okulu, bir fırtınada devrilmiş 150 yaşlarında bir gürgen ağacı. Kökü dışarda. Üzeri mantarlarla kaplı. Biz bu devrilmiş ağacın kökünden başlayarak, en üst dalına kadar, üzerinde ata biner gibi ilerleyerek zorlu bir maceraya atılıyoruz dileyenlerle. İstemeyenlerse ağacın yanından yürüyerek aşağıya geçiyorlar... İsteyen çocuklar, ağacın gövdesi üzerinde yavaşça ilerleyerek uzun bir yolculuk yapıyorlar ve en üst dala vardıklarında aşağıya atlıyorlar. Küçük hareketlerle ve büyük bir özenle ilerliyoruz ağacın üzerinde.

Her hareketimiz önemli. Yavaşlıyoruz birlikte ve tüm dikkatimizle ağacın üzerinde oluyoruz. Bu yolculuğu tamamlamak inanılmaz bir keyif veriyor her defasında her birimize. Üzerinden ilk defa geçiyor da olsak, sayamadığımız kadar çok defa geçmiş de olsak, hep o tatlı heyecanı ve yolculuğu tamamlamanın getirdiği harika gurur duygusunu hissediyoruz. Ağaç okulu yolculuğumuzdan sonra barınağa, diğer çocukların yanına dönüyoruz. Biraz da orada vakit geçirdikten sonra hep birlikte Permakamp arazisine dönüyoruz. Orman yolu mantar dolu. Evet mevsim mantar mevsimi ve su konusunun yanı sıra konuşacağımız bir diğer konu da mantarlar  Bir dolu şahane mantar görerek dönüyoruz kampa. Kampta ekipler çalışıyor; Nesrin’le turşu kuranlar, Mehmet’le gölet çapalayanlar... Zaman hızla geçip gitmiş, okula dönme zamanı gelmiş... Oflaya puflaya, “yaaaaa daha gitmeyelim ama” yakarmalarıyla servise doğru ilerliyoruz. İlk gün böyle bitiyor. Yorgun ama hala heyecanlıyız.

Yaşasın başladık!

Hamiş: Bugün küçük bir aksilik ile nihayetlendi ne yazık ki. Eve döndüğümde, çektiğim fotoğrafları bilgisayarıma aktarırken yanlışlıkla sildim...
Bu defalık beni mazur görün lütfen.

Güneş Savaş

YeniOkul’dan 4. Sınıf ve 5. Sınıf Öğrencileri Bizimleydi Bugün. Yağmurun yumuşattığı toprak bugün iyice kaygandı. Hava yumuşak ve sakin. Biz de çocuklarla hava gibiydik bugün, yumuşak ve sakin. 

Yeni Okul’dan 1. Sınıflar ve 3. Sınıflar Bizimleydi Bugün.. İnce ince yağan yağmurla başladık güne. Tüm gün arar ara yüzümüzde, elimizde hissettik ince yağmur tanelerini. Bolca içimize çektik mis gibi yağmur kokusunu. Sabah serinliği hemen dağıldı, hava yağmurlu olsa da arada güneşi bile gördük.

YeniOkul İlköğretim Okulu’ndan Hazırlık sınıfı ve 2. sınıf bizimleydi. Bir Ağaca Tünemek  Güneşli ve yumuşak bir hava karşıladı bizi kampta, ve geçen yağmurlardan kalma bol bol su birikintisi.  Kamp dört mevsim su oyunları için sonsuz olanaklara sahip. Çocuklar en soğuk havada bile tutamıyorlar kendilerini. Bir su birikintisi görmeyiversinler, hemen büyük bir coşku ile içine dalıyorlar.

Bugün Bilgeliğin Eşsiz Macerası Okulu bizimleydi. Beklentimizin çok üzerindeydi bugün hava. Pırıl pırıl bir güneş karşıladı bizi. Güne orman yürüyüşümüzle başladık. Bilgeliğin Eşsiz Macerası okulu öğrencilerinin aslında ikinci gelişi ormana. Buna rağmen orman yürüyüşü rotasını hemen öğrenmişler. Yine önümüze çocukları kattık. Çocukların ardından yürüyüp bizi barınağa çıkarmlarını tadını çıkardık. Çocukların rehberliğinde yürümek çok öğretici her birimiz için. Çocuklar kendilerinin ve yanlarındaki arkadaşlarının sorumluluğunu almayı öğreniyorlar yavaş yavaş. Ardından gelene bakmaya, zorlanan arkadaşına yardım etmeyi öğreniyorlar. Önlerindeki yola bakarak varacakları yeri bulmak için tüm dikkatlerini veriyorlar ve yolu bulmak için defalarca ortaklaşıyor. Yardımlaşıyorlar ve ekip olmayı deneyimliyorlar.

Mustafa Aykın İlköğretim Okulu bizimleydi bugün. Uyum ve güven. Çocuklarla kurduğumuz ilişkiyi bu iki olgu ile yapılandırmaya çalışıyoruz. Soğuk havada, kayan orman zemininde, arabaların geçtiği bir yolu geçip orman yoluna girerken veya arazide çalışırken. Bu ikisi çok kıymetli, çünkü ancak bu ikisi olunca karşılıklı konuşmak, göz göze gelmek ve ortaklaşa üretmek ve güvende olmak mümkün oluyor.

Ormanda bir ekip olmayı denemek...  Ormanla dost olmayı öğrenmek...  Doğa dediğimiz şeyi tanımadan sevmek mümkün mü? Veya dikenini, çamurunu, örümceğini, kışını sevmediğimiz bir ormanı gerçekten korumaya hevesli olur muyuz? Sanırım ormanı tanımaya cesaret edemediğimiz sürece ormanı ve doğayı önemsememiz mümkün değil. Serbest Gezen Çocuklar programının önemli niyetlerinden biri de bu. ‘Doğa’ ve koşullarını yakından tanımak ve deneyimlemek. Bu doğrultuda çocukları ve öğretmenleri cesaretlendirip onları desteklemek.

Tırtıl Okulu bu sene aramıza en son katılan okul. Kış mevsiminin ilk soğuk günlerine denk geldi araziye gelişleri. Ama çok güzel bir enerji ve gülümseyen yüzlerle geldiler. Yine ekiplere ayrıldık. Ormana giden ekip ve arazide kalan ekip. Hava inceden yağışlı olduğu için, orman ekibi bata çıka, düşe kalka ilerledi ormanda. İlk yürüyüşlerinde bunca zorlukla karşılaşmak ve bu zorlukları azimle aşmak gerçekten taktire şayan bir durumdu. Öğretmenleri her koşulda çocukları cesaretlendirdi.

Bugün nihayet Bilgeliğin Eşsiz Macerası okuluyla gerçek kışa adım attık. Navigasyon kurbanı servis şoförleri, Permakamp'a 1 saate yakın geç ulaştırdı Serbest Gezen Çocuklarımızı. Biz de hemen çantaları doma koyup orman gezisine çıktık.

Hafif çiseleyen bir yağmur eşliğinde, oldukça kaygan bir orman zemininde eğlenmek için tüm sınırları zorladık. Orman canlıları tam anlamıyla kış uykusunda olduğundan hiçbirini göremedik. Önden giden keşif ekibi ilkel barınağı görünce önce çok şaşırdı, ama sonrasında tamirat ve yeni çatı ekleme konusunda çok iyi iş çıkardı. Sevgili öğretmenlerimiz de içlerindeki çocuğun sesine kulak vermiş olacaklar ki, çocuklardan daha çok koşturup dal ve yaprak topladılar. Tüm ekip ormana dağıldı ve kendi macerasının tadını çıkardı.

Barınak inşasında önemli bir ayrıntıyı farkedip düzeltme yaptık. Bu önemli ayrıntı, zemine yakın çok fazla ip kullanıldığında örümcek ağı gibi örülmüş iplerin ormanın gerçek sahibi hayvanlar için bir tuzağa dönüşme riskiydi. Onları kesip temizledik ve sonraki Serbest Gezenler için bir uyarı yapmaya karar verdik: 
"Sevgili arkadaşlar, ormanda yapacağımız her çalışmanın olası tüm yönlerini lütfen hesaba katmaya çalışalım. Zira doğal olmayan her müdahale onlar için bir risk oluşturabilir."

Dönüş yolu tam bir orman kaydırağı şöleniydi. Çamurlu popolar kafilesine, Bilgeliğin Eşsiz Macerası Okulu öğretmenlerinden de bir tanesi katıldı ki hepimiz ona hayran kaldık. Harikasın, sevgili öğretmen! Permakamp'a dönüp kıyafet değişimi yaptık, ve Tolga’nın ustalık dönemi çorbası ve sandviçlerimizle öğle yemeğini yedik.

Yemek sonrası vakit darlığı nedeniyle, Açık Sınıf çalışmasını atlayıp direk turşu ve dom içi düzenlemeye geçtik.

Kış koşullarında dışarda yaşaması zor olan bitkileri dom içine taşıma; dom içi ekim alanını çapalama; ve ekim alanı sınırına, hem üzerine çıkıp raf bitkilerinin bakımını yapabileceğimiz hem de oturmak için kullanabileceğimiz bir bank yaptık.

Bir de baktık ki dönüş zamanı gelmiş. Çekiç ve çivi çakma konusunda o kadar ileri gittik ki en son iki Serbest Gezen isyan edip son çivileri çakmadan çıkmadı domdan.

Vedalaştık ve bir sonraki buluşmamızda yağması beklenen karın ve karda neler neler yapabileceğimizin hayalleriyle Permakamp’tan ayrıldık.

Mehmet Bal

 

Kara kış geldi nihayetinde. Yağmur, çamur, soğuk hepsi tamam 
Bu sabah araziye gittiğimde tüm yağmur hasadı hendeklerimizin dolduğunu görüp çok mutlu oldum. Aslında çoktan dolmalıydı bu hendekler ama bu kış ancak yeni doldular.

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.