22 Eki

Öğretmeni Doğa olan bir Okul – Anakent Koleji 2. Sınıflar – Biz artık Kestane Avcısıyız...

Anakent koleji 2. Sınıfları 2 ayrı sınıf olarak Permakamp “Öğretmenimiz Doğa Programı” kapsamında çalışmalar yapmak için geldiler bu gün. Birçoğunun ilk Permakamp ziyareti olsa bile geçen yıldan tecrübeli olan çocukları hemen farkediyorum gurubun içerisinde. Onlarda hemen kendilerini farkettiriyorlar zaten. Doğa içerisinde uyumla etkinlikler yapabilmek için ilk önce ona saygı duymak ilk gerekliliklerimizden.

Yoğun bir tempodan gelen çocukların bu sebeple hemen ortama uyumlanmasını beklemek imkansız. Kahvaltı bu sebeple var. Kahvaltı zamanımızda hem Ekolojik ve farklı lezzetteki ürünleri tadıyoruz, hem de ağaçlarımızın bizleri kavrayıp içine alması için kendimize zaman vermiş oluyoruz.

Çocuklar daha önceden tecrübeli oldukları konuları hemen ortaya koymakta istekliler. İlk defa gelen arkadaşlarına hemen Zipline’ı, ağları göstermek için çok istekliler.

Vücutların ve zihinlerinde zaten ilk önce fiziki etkinliklerle bu uyuma yaklaşamasını sağlıyoruz. Orman yürüyüşü gurubunu belli ediyoruz. Her mevsim farklı bir orman çıkar karşımıza. Ormanın herşeyi her gün farklıdır. Fırsatı gelmişken herkesin okumasını isteyeceğim bu yazıyı alıntılamak istiyorum

“ORMAN BANYOSU (Shinrin-Yoku)

Aslında bazen yüksek teknolojilere o kadar tutkun hale geliyoruz ki basitliğin, minimalizmin getirdiği güzellik ve fırsatları göz ardı edebiliyoruz. Shinrin-Yoku da adından anlaşılabileceği gibi aslında bir başka Japon işi. İllaki kanıtlar peşinde koşan pek çok modern çağ insanı gibi ben de ancak aynen meditasyonda olduğu gibi bilimsel veriler açığa çıktıkça daha bir ciddiye alır oldum bu basit ama bir o kadar da keyifli pratiği.

Shinrin-yoku Türkçeye orman banyosu olarak çevirebileceğimiz bir orman içi doğa yürüyüşüne Japonların koydukları isim. Yapılan çalışmaların gösterdiği yararlı sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
▪️ Ormanda vakit geçirmenin, yürüyüş yapmanın işitsel, dokunsal, görsel duyularımıza etkileri olduğu gibi, sıkı durun bir başka etkisi daha var: Kokusal (olfactory). Ormanda içimize çektiğimiz havada bulunan phytoncide denilen uçucu moleküller örneğin bağışıklık sistemimizdeki natural killer (doğal öldürücü) dediğimiz ve hepimizi virüsler ve bakterilerin etkinliğinden olduğu kadar, kanserleşmiş hücrelerimize karşı koruyan (onları yok eden) hücrelerin aktivasyonunda artışa yol açıyor.
▪️ Orman banyosundan sonra ölçülen tükürük kortizol seviyelerinde, idrarla atılan dopamin ve adrenalin gibi stres hormonlarında önemli derecede azalmalar olduğu gösterilmiş.
▪️ Bunlarla doğru orantılı olarak şaşırtıcı olmayacak bir şekilde kan basıncında (tansiyon) ve kan şekerinde de anlamlı ölçülerde düşüşlere yol açtığı gösterilmiş.
▪️ Ruhsal durumumuzla (anksiyete skorları, vesaire) ilişkili parametrelerde de yapılan objektif ölçümlemelerde önemli seviyelerde düzelmelere yol açtığı gözlenmiş.

Japonya’da Orman Tıbbı Topluluğu’nun kurulmasına öncülük eden bu çalışmalar başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede de ‘Shinrin Yoku’ grup ve organizasyonlarına ilham vermiştir.
Yanlış düşünmüyorsunuz: Belki de Alan Watts’ın söylediği gibi ‘Bu dünyaya gelmediğimizi, bir dalganın okyanustan çıktığı gibi ondan çıktığımızı’ anladığımız zaman sağlığımıza kavuşabileceğiz.

Kaynak : Dr. Baybars Türel / Kardiyolog - Fonksiyonel Tıp Uygulayıcısı

Orman yürüyüşüne gitmeyen kalmıyor tabii. Uyguladığımız dönüşümlü sistem sayesinde tüm çocuklar zaten tüm uygulamaları yapıyorlar.

Bu gün konumuz Doğa döngüleri ve Toprak. Doğanın uyguladığı yöntemleri ve bitkilerin çeşitliliğinin sebepleri üzerinde çalıştık. Toprağın dilini anlamaya çalıştık. Toprağın bizimle içinden çıkan bitkiler aracılığı ile nasıl konuştuğunu anlamaya çalıştık. Toprağın bir dili olduğunu ve konuştuğunu dertlerini, ihtiyaçlarını ya da fazlalarını keyfetmeye çalıştık.   

Ve hediyelerini bulmaya çalıştık. Kestane ağacının tohumunu dikenli kabı içerisinde sincaplardan ve insanlardan saklıyor olması herkesi çok şaşırttı. Ağaçlar o kadar akıllılar ki kestaneleri bize bir seferde vermiyorlar. Hergün bir kısmı olgunlaşıp düşüyor. Erken kopardığın kestane için ise birkaç diken batmasını göze almalısın. Ama buna gerek yok değilmi. 

Çocukların Permakamp ya da benzeri yerlere sık gelmesi gerekli. Ancak bu şekilde farkındalığın artması mümkün. Bu arttıkça ve çocukların çevresi ile iletişimi dinginleştikçe daha çok şey görmesi mümkün olabilecektir. Derinleşecektir.Çocuklara çok çeşitli ve çok değişik etkinlikli bir hayat sunmak bence onların çevrelerinden faydalanamadıkları bir durum yaratıyor. Çevresinde olanları ve konuşulanların sebeplerini bile keşfedemeden farklı bir duruma sıçramamalılar. Büyürken bol zamanı var aslında ve tekrar onların önemli bir ihtiyacı.

Sağlıkla kalın

Alpay Oğuş 

21.10.2019 Permakamp – Öğretmenimiz Doğa

 

Okunma 149 defa Son Düzenlenme Salı, 22 Ekim 2019 22:29

Haber Postası

captcha 

Hakkımızda

Permakamp
Sınırlı Sorumlu Riva Tüketim
Kooperatifi

V.D.
Adres
İletişim : info@permakamp.com