< < Serbest Gezen bir İlkokul - YÖM Okulları - Köpekler, Böcekler, Yılanlar ve Diğerleri..
23 Eki

Serbest Gezen bir İlkokul - YÖM Okulları - Köpekler, Böcekler, Yılanlar ve Diğerleri..

YÖM Okulları’ndan 3. Sınıflar bizimleydi bugün.Açık havada birlikte geçireceğimiz uzun bir dönemin ilk buluşmasıydı bugün. Hava keyifli bir sonbahar havasıydı. Ama daha nicelerinde bir araya geleceğiz Permakamp’ta. Yağmuru, rüzgarı, serin kış günlerini karşılayacağız önce; ardından tatlı yağmurları ile yine bahar gelecek. Bu süreçte pek çok değişimi gözlemleyeceğiz; hem kendimizde hem de doğada. Mesela böcek ve köpek korkusu, çamur ve kirden duyulan rahatsızlıklar... Bunlar tanıdık olduğumuz ama adım adım ardımızda bıraktığımız duygular olacak zaman içerisinde. Bugün kimi alışkanlıklarımızı değiştirmeye başladık bile. Kimi kaygılarımızla yüzleşip onları sıkı sıkı tutmayıp bırakabileceğimizi bile gördük. Serbest Gezen Çocuklar ekibi olarak kendimizi kolaylaştırıcı olarak tanımlıyoruz. Öğretmen değiliz, eğitmen veya rehber değiliz. Belki biraz doğa akıl hocası diyebiliriz kendimize. Mümkün olduğunca elvermek ve destek olmak işimiz. 

Bugün ilk gelişleriydi 3. Sınıfların. Önce kısa bir tanışma ile başladık güne. Ardından olağan gün akışımıza geçtik. İki gruba ayrıldık. Bir grup benimle ve öğretmenleriyle birlikte orman yürüyüşüne çıkarken diğer grup Seteney, Nesrin, Tolga ve öğretmenleriyle Permakamp’ta kaldı. Permakamp’ta kalanlar hemen kolları sıvayıp çalışmaya başladılar iki ekibe ayrılarak. Bir ekip bahçe ekibi, diğeri mutfak ekibi. Mutfak bizim için çok önemli. Mutfak atölyelerinde mevsimine uygun beslenme, fermantasyon, sağlıklı beslenme, geleneksel yöntemlerle gıda üretme ve saklama üzerine çalışmalar yapıyoruz çocuklarla. Hatta sabah mutfak atölyesinde o gün öğlen yenecek yemeği Nesrin ve Tolga’nın eşliğinde çocuklar pişiriyorlar. Yıl boyu mutfakta üretecekleri her şeyi birlikte yiyecekler öğle yemeklerinde. Ayrıca bir mutfak güncesi tutuyor çocuklar; işlerini bitirdikten sonra o gün ne pişirmişler, nasıl pişirmişler yazıyorlar güncelerine. Bugünün menüsü taze makarna (erişte), sarımsaklı domates sos, çılgın Permakamp çorbası, ekşi maya köy ekmeği ve Permakamp yapımı yoğurt. Mutfakta bir ekip Nesrin’le birlikte erişte açıp keserken, iki kişi de Tolga ile birlikte çorba pişirme işine girişiyor. Çorbada yok yok; bal kabağı, havuç, patates, soğan, mercimek, elma veya mandalina, zerdeçal, kimyon ve zeytinyağı. Mutfak ekibi mutfakta çalışadursun, bahçe ekibi bir su düzeneği panosu üzerine çalışıyor Seteney’le birlikte. Çocukların oyun alanını yine çocuklarla birlikte üretiyoruz adım adım. Bir su düzeneği hazırlıyoruz bu dönem. 

Permakamp’ta çalışmalar devam ederken biz orman ekibi yavaşça ilerliyoruz ormanda. Yolda kah köpekler hakkında sohbet ediyoruz kah böcekler hakkında. Diğer canlıların da bizim kadar özgür olduğundan ve yaşama hakkı olduğundan konuşuyoruz; köpeklerin bizim orman yoldaşımız olduğundan; ve bacağımıza batan dikenlerin orman madalyaları olduğundan. Eve döndüğümüzde veya yarın bu dikenlerin küçük izleri bize ormanı anımsatacak çünkü. Uzun yürüyüşümüzde geniş bir çayırlıkta dinleniyoruz. Bu çayırlıkta çoban Nimet Amca’nın ağılı var ağaçlık bir köşede. Gündüz sürüsü ile dolaşmadığı vakitlerde hayvanlarını burada otlatıyor. Bu alana girerken sakin ve dikkatli olmalıyız, çünkü koyunları, keçileri ve Nimet Amca’yı rahatsız etmemeliyiz. Çayırda kimsecikleri göremiyoruz önce. Etrafta dolanmaya, sopa toplamaya başlıyor çocuklar. Çook uzaktaki yeşil doğal çitin ardında koyunlar ve keçiler görünüyorlar. Yavaşça yanlarına yaklaşıyoruz ve izliyoruz sürüyü. Bugün zamanımız biraz kısıtlı; şimdi geri dönüş zamanı. Bu defa farklı bir rotadan devam ediyoruz yola. Uzun süre düzlük bir orman yolu, sonra kısa bir yamaç tırmanışı ve kendimizi güzel bir tepecikte buluyoruz. Önümüzde çayırlar, yol ve uzakta Permakamp görünüyor. Ayaklarımızın altında bir dolu kokulu ot. Etrafımızda kekikler. Burada biraz dinlendikten sonra dönüyoruz kampa. 

Şimdi öğle yemeği zamanı. Sofralar hazır. Ellerimizi yıkayıp, önce çorba ve ekşi maya köy ekmeği ile başlıyoruz yemeğe. Ardından Permakamp yapımı yoğurt, erişte, sarımsaklı domates sos. Kimi eriştesini sade yiyor kimi bol yoğurtlu. Kimi hem yoğurtlu hem domates soslu. Ama tüm çocuklar ikinci tabak için geri koşuyor mutlaka. Mutfak ekibi yine şahane çalışmış, pek leziz yemekler. Yemekten sonra önce tabaklar yıkanıyor. Yenemeyen fazla yemekler hayvan dostlarımız kovasına dökülüyor. Bizim için artıkların sınıflandırılması ve dönüştürülmesi çok önemli. Bu fazla yemeklerle sokakta yaşayan köpekleri besliyoruz mesela. Hiç çöp üretmeden sürekli dönüştürmek niyetimiz. Bu yüzden kompost atıklar için büyük bir alanımız ve solucan kompostumuz var. Tuvaletimiz de kompost ve ayrıca bulaşıklarımızı yıkadığımız su bir gri su düzeneğinden geçerek arka bahçemizi suluyor. Çocuklar yavaş yavaş tanıyacaklar tüm bu döngüyü. 

Bulaşıklar yıkandıktan sonra artık serbest oyun zamanı. Bu zaman aralığı bizim için tüm çalışmalar kadar önemli. Yapılandırılmamış, yetişkin idaresi olmaksızın çocukların kendi dilediklerini yaptıkları kıymetli zamanlar. Biz sadece gerekirse yardım edelim diye çevrelerindeyiz. Öğle yemeği, bulaşık yıkama ve oyun için ayrılan zaman 12:00-13:10 aralığında. 13:20 suları toparlanıp yeniden ayrılıyoruz gruplara. Sabah Permakamp’ta kalan grup bu defa Seteney ve öğretmenleri ile birlikte orman yürüyüşüne çıkıyor. Geride kalan öğrenciler öğretmenleriyle açık sınıf çalışması yapmak üzere kubbe yapıya giriyorlar. Üç istasyon var içeride. Bir böcek inceleme alanı, bir tohum alanı, bir de şu dönem üzerinde çalıştığımız su elementi ile ilgili kitaplar. Daha çok böcek ve tohumlarla ilgileniyorlar. Ara ara dışarı çıkıp bir şeyler topluyorlar incelemek için. Bu defalık kısa bir açık sınıf çalışması oluyor ama bu zaman aralığı yine de çok önemli, çünkü teorinin ve dokunarak öğrenmenin birlikte olduğu bir öğrenme alanı açık sınıf çalışması. 

Açık sınıf çalışmasından sonra bu defa üç ekibe ayrılıyor çocuklar. Mutfak ekibi önce kendisinden sonra gelecek okul için Nesrin’le birlikte yoğurt kuruyor, ardından da elma sirkesi yapıyor. Fermantasyon ve küçük bakteriler üzerine derin sohbetler... Bahçe ekibi ise ikiye ayrılıyor. Biri Tolga ile ahşap yontma çalışmasına hazırlık yapan ekip, diğeri de benimle birlikte yaz bahçesinden kalan tohumları toplayacak olan ekip. Bahçeye giriyoruz girmesine ama önce böceklerle ilgili kaygılarımız, bacağımıza değen otları konuşmamız gerekiyor bir süre. Ama uzun sürmüyor kaygılar, sıra geliyor tohumlara. Bu bahçede neden bu kadar çok çiçek var? Biberler, salatalıklar, domatesler nerede? Biraz konuşuyoruz bunları. Sonra yavaş yavaş tohumlara bakmaya başlıyoruz. Fesleğen tohumu, kozmos çiçeği tohumu, barbunya tohumu, koca bir patlıcan, koca bir karpuz ve kadife çiçeği tohumu. Karpuz ve patlıcanı alıp kubbe yapıya gidiyoruz birlikte. Patlıcan tohumu nasıl alınır, okuyor çocuklardan biri bize. Ve patlıcanı parçalara bölüp tohumlarını çıkarıyoruz. Fesleğen tohumlarını bir tepsiye yayıyoruz kurutmak için, barbunya tohumlarını ayırıyoruz. Bazı tohumlara büyüteçle bakıyoruz. Bazı tohumları, mesela barbunya tohumunu ortadan ikiye kesiyoruz ve büyüteçle içine bakıyoruz. Karpuzu kesmek büyük bir coşku yaratıyor, içindeki tohumları unutup önce afiyetle yiyoruz. Sonra siyah çekirdekleri ayırmaya başlıyoruz. Bu ayırdığımız tohumları bahar gelince birlikte ekeceğiz yine. Tüm ekipler yoğun bir şekilde işlerine dalmışken orman grubunun geldiğini duyuyoruz. Ne kadar çabuk geçmiş zaman böyle. Yavaş yavaş dönüş hazırlıkları, dönüş öncesi son oyunlar derken gün bitiyor. Çocuklar şikayetçi, ne kadar hızlı geçti bugün böyle?

Güneş Savaş

Okunma 147 defa Son Düzenlenme Pazar, 27 Ekim 2019 23:36

Haber Postası

captcha 

Hakkımızda

Permakamp
Sınırlı Sorumlu Riva Tüketim
Kooperatifi

V.D.
Adres
İletişim : info@permakamp.com