31 Eki

Serbest Gezen bir Okul - BEM İlköğretim Okulları - Mevsimlerle Gelen İşler

Bugün BEM Okulları’ndan 1A ve1B sınıfları bizimleydi. Serbest Gezen Çocuklar Programı, aslında Permakamp’ın kendi olağan akışından esinlenerek oluşturulmuş bir program. Permakamp bir permakültür çiftliğidir; mevsimine göre tarım yapar, permakültür ilkeleri doğrultusunda kompost üretir, bahçesinde kardeş bitkiler uygulaması yapar, fidelerini atalık tohumlardan büyütür. Mutfağında mevsimine göre yemekler pişer, ninelik atalık yöntemlerle mutfağını kışa hazırlar, turşusunu kurar, domatesini kavanozlar; sirkesini, zeytinini, sabununu kendi üretir. İşte bu deneyimlerden yola çıkarak, bizi ziyarete gelen çocuklarla birlikte gündelik akışımızda aynı şekilde üretiriz. Acelesiz, mevsimine uygun uygulamalar yaparız. Bir şey öğretmeye çalışmayız;  Permakamp’a tekrar tekrar yapılacak ziyaretlerle, çocukların bu uygulamaları eğlenceli bir şekilde mümkün olduğunca içselleştirmelerini niyet ederiz. Her sene bu zamanlarda sebze yataklarının ortasına bir gölet hazırlanır; faydalı böcekleri, kurbağaları ve kuşları sebze yataklarının çevresine davet etmek için. Uzun uzun kazılan gölete, hemen her çocuğun çapası değer mutlaka.

Hiç acelemiz yoktur bu işi yaparken. Çünkü bu süreçte, hem kendini yaralamadan hem de çevredekilere zarar vermeden çapa kullanmayı öğrenmek pek önemlidir. Bu uzun uzun kazılan gölette, pek çok kurbağa ve kurbağa yumurtası incelenecektir bahar geldiğinde, ama şimdi önceliğimiz çapayı güvenli şekilde kullanmayı öğrenmektir. Kurbağalar ancak baharda uyanacak ne de olsa. Bunun için çocuğun düzenli olarak kampı ziyaret etmesi ve tüm sürece dahil olması pek önemlidir. Mevsimine göre adım adım ilerleriz, her çocuğun kendine has öğrenme sürecine alan açar, destekler ve ilham olmaya çalışırız. Mevsimler ve mevsimlerin yavaş akışı bize rehberlik eder. İşte bugün bizi ilk defa ziyarete gelen 1. Sınıf öğrencileri ile de aynı telaşsız işleyişimizi deneyimledik. 1A Sınıfı Mehmet ve Seteney’le birlikte orman yürüyüşüne gitti. Çocuklar her gelişlerinde aynı rotayı yürüyecekler, belki her gelişlerinde bir miktar daha ormanın derinliklerine ilerleyecekler. Aynı rotadayız hep. Çünkü orman mevsimlere göre sürekli değişiyor. Ekim ve Kasım ayları boyunca her yer mantar, Kasım’dan sonra ise orman daha bir aydınlık; ağaçlar yapraksız ama gövdelerinde artan yosunlar nedeniyle daha farklı bir yeşile bürünüyorlar. Yani ormanda da takip ettiğimiz şey yine mevsim. Sürekli yeni yollar keşfetmek değil niyetimiz.

Aynı yolu yürüyerek ormanın nasıl farklılaştığını fark etmeye niyetliyiz. 1A Sınıfı ilk orman keşfine dalmışken, biz Permakamp arazisinde 1B ile birlikteydik. 15 dakikalık bir serbest oyun zamanının ardından çocuklar öğretmenleriyle birlikte açık sınıf çalışması yapmaya girdiler. Bu zaman diliminde niyetimiz öğretmenin Permkamp’ta aktif bir öğrenme süreci yapılandırması. Biz su elementini, gölet, su hayvanları gibi pek çok farklı şeyi arazide çanlı çanlı görürken, öğretmenlerin de açık sınıf çalışmasıyla bu deneyimleri derinlemesine bilgiye dönüştürmelerine alan açmak isteriz. Açık sınıf çalışmasının yürütücüleri öğretmenlerdir. Açık sınıf çalışmasının ardından öğrenciler ekiplere ayrılır, bahçe ekibi ve mutfak ekibi olarak. Bir sonraki ziyarette bahçe ekibi mutfağa girecektir, mutfakta çalışanlar da bahçeye çıkacaktır mutlaka. Mutfak ekibi Nesrin’le birlikte turşu kurarken, biz bahçe ekibi olarak ilk defa elimize aldığımız çapaları nasıl kullanacağımızı öğrenmeye çalıştık. Göleti kazarken, toprağın derinliklerinden pek çok kayaç taşı ve solucan çıkarttık. Bu göletin içine nasıl su dolacağını konuştuk.

Biraz yorulduk, bol bol çamurlandık ama güvenli bir şekilde çapa kullanmayı deneyimledik. Saat 12 suları orman ekibi, turşu ekibi ve bahçe ekibi, öğle yemeği için bir araya geldiler. Saat 12-13 aralığında çorba içip, sandviç yedik, kase ve kaşıklarımızı yıkadık, ve serbest oyun oynadık. Saat 13’ten sonra, ormana yürüme sırası bu defa 1B’ye geldi. Ardımızda kalan 1A Sınıfı öğrencileri ise bir 15 dakika daha serbest oyun oynadılar. Ardından öğretmenleriyle birlikte Dom’a girip ilk açık sınıf çalışmalarını yaptılar. Açık sınıf çalışmasının ardından da ekiplere ayrıldılar, mutfakta turşu kuranlar ve bahçede gölet kazıp tohum ekenler olarak. Biz de köpeklerin rehberliğinde ilk orman yürüyüşümüzü yaptık. Dikenlerle, kaygan orman zemini üzerinde, ışık geçirmez koca ağaçların arasında yürüdük. Mantarlarla karşılaştık. Devrilmiş olan ve bizim okul ağaç dediğimiz ağaca ve ötesine geçtik. Dönüşte ağaç okulunun üzerinde biraz maceraya atıldık. Bir fırtınada devrilmiş 200 yaşlarında bir ağaçtan bahsediyoruz. Kökünden en uzun dallarına önümüzde uzanmış yatıyor. Üzeri mantarlarla dolu. Böceklere bir yuva.

Bir diğer önemli yanı da üzerinde, zamanı yavaşlatıp birbirimizi dinlediğimiz bir maceraya atılıyor olmamız. Ben önden gidiyorum. Ağaç yatay ama yine de gövdesinde ilerledikçe yavaş yavaş yükseliyoruz. Ata biner gibi üzerinde oturarak dikkatlice ilerliyoruz. Hepimiz çok sessiziz, çünkü birbirimizi takip ediyoruz ve dikkatli olmamız gerekiyor. Her hareket önemli. En üst dala varınca ucundan aşağı atlıyoruz yavaşça. Ne kadar korksak da bu yolculuğu her tamamladığımızda muhteşem bir duygu hissediyoruz. Korksak da başarmış olmak, inanılmaz bir özgüven veriyor her birimize. Kendimize daha bir güvenir oluyoruz. Bu kimsenin bize verebileceği bir şey değil, sadece ormanla bizim aramızda... Artık geri dönüş yolundayız. Önce Permakamp’a döneceğiz, sonra servislerle okullara... Çocuklar parmaklarıyla bir sonraki gelecekleri zamanı hesaplamaya çalışıyorlar, ve geldiklerinde yapacakları şeylerin hayallerini kurarak geri dönüş yoluna çıkıyorlar...

 Güneş Savaş

Okunma 110 defa Son Düzenlenme Pazar, 04 Kasım 2018 15:12

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.