09 Oca

Serbest Gezen Bir Okul - BEM İlkokulu - Buuzzzzzz!

Bugün BEM İlköğretim Okulu Bizimleydi. Kar yağışının ardından gelen soğuklar her yeri buz kestirdi Permakamp’ta. Ama ne buz! Bakması, dokunması, basıp kırması ne zevk! Çocukları kar ve buzla karşılıyoruz bu defa. Oynayarak keşfedecek bir dolu şey var etrafta. Arazinin girişindeki su birikintileri tamamen donmuş. İlk iş olarak uzun uzun onlarla oynuyoruz. Önce dokunuyoruz, sonra ayaklarımızla basıp kırıyoruz. Kırdığımız parçaları elimize alıyoruz, ve buzzzz! gibi buzlar elimizde. Nasıl da keyifli bir şey bu böyle! Bir buzu kırıp eline almanın tadı sanki başka hiç bir şeyde yok. Nerede ne donmuş görmek için kısa bir Permakamp turu attıktan sonra orman yürüyüşüne çıkıyoruz.

Permakamp yerleşkesinin bulunduğu arazinin tersine buz ormana hiç uğramamış. Permakamp’ta musluktan damlayan su bile donmuşken, ormandaki küçük çay neşeyle akmaya devam ediyor. Orman neredeyse sıcak. Ağaçları kaplayan parlak yemyeşil yosunları görmemek imkansız. Bu, havanın ne kadar temiz olduğunun önemli bir göstergesi. Ormanda minik çayın içinden yukarı doğru tırmanıyoruz.  Hem keyifli hem de meşakkatli bir yürüyüş bu. Düşüyoruz, kalkıyoruz, tam kalkarken kayıp tekrar düşüyoruz... Ormanda nasıl ayakta kalınır onu keşfetmeye çalışıyoruz. Bu serüvende birlikteyiz. Birbirimizin elini tutuyoruz, yardımlaşıyoruz, kızıyoruz, gülüyoruz. Ormanda tırmandığımız rota üzerinde tepelik bir nokta var. Orada durup geriye ve ileriye bakmak çok keyifli. Hem tırmandığımız yolu, hem de karşıdaki tepecikleri görebiliyoruz. Ayrıca ağaçların bile tepelerine yaklaşmış oluyoruz. Şöyle bir etrafa bakıp olduğun yeri görebilmek için güzel bir fırsat!  Şimdiye kadar küçük çayı akış yönünün tersine takip etmiştik. Artık onunla birlikte aşağı doğru akma zamanı.  Hızla ve çay gibi neşeyle aşağıya akıyoruz.

Elbette yine düşüyoruz, kalkıyoruz, kirlenip bu duruma sövüyoruz, kimimiz bundan büyük zevk alırken kimimiz hiç hoşlanmıyoruz. Yaşadığımız bu orman serüveni yaban doğada var olabilme becerisini besliyor, ve doğa ile doğrudan bir ilişki kurmak için kusursuz bir deneyim. Bu serüvenin nihai kazanımlarından biri de, çocuğun içinde yaşadığı coğrafyada doğa ile kurduğu doğrudan ilişkiden hareketle, yarın öbür gün sevdiği bu doğayı koruma ihtiyacı duyacak bir yetişkine dönme ihtimalidir. Yeryüzünü sevmek okullarda öğretilebilecek veya kitaplarda okuyarak edinebileceğimiz bir şey değil. Her hava koşulunda ısrarla içine sığındığımız bu orman, kalplerimize bu sevginin tohumlarını bırakıyor aslında. Biz tüm bunları çok da büyütmeden, biraz ıslak, bolca çamurla güle oynaya dönüyoruz Permakamp’a. 

Sıcacık Dom, sobanın üzerinde ıhlamur, masada dumanı tüten sıcak çorba karşılıyor bizi. Ellerimizi yıkıyoruz ve bol sohbetle birlikte yemeğe içmeye dalıyoruz. Sonra açık alanda serbest oyunlar ve Dom’da kışın kuşlara nasıl yardım edebileceğimiz ile ilgili bir açık sınıf çalışması. Açık sınıf çalışmasından sonra marangozhane ekibi ve mutfakta taze makarna yapma ekibi olarak ikiye ayrılıyoruz. Mutfak pek eğlenceli. Makarnaları açmak, elle kesmek çok keyifli. Biz de bu esnada marangozhanede gruplar halinde küçük odunlardan dilimler kesiyoruz. Testere kullanmak öyle kolay iş değil. Dirayet ve sabır göstermeniz, kesemedikçe tekrar tekrar denemeniz gerekir. İki kişilik testerelerde bir de birlikte çalışmayı öğrenmek ekleniyor buna. Birlikte tek bir amaç için uyumlu bir şekilde çalışmak. Uzun uzun çalışıyoruz marangozhanede.  Kestiğimiz parçaları  zımparalıyoruz. Bu ağaç parçaları ile ne yapacağımız artık bize kalmış. Yorgun argın ve keyifle okula dönme zamanı. Bugün yine çok dolu bir gündü...

Güneş Savaş

Okunma 106 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 12 Ocak 2019 23:46

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.