30 Eki

Serbest Gezen bir Okul - Yeniokul İlköğretim Okulu - Tohum

Yeni Okul’dan Hazırlık Sınıfı ve Meşe Palamudu Anaokulu bizimle birlikteydi bugün. Bu hafta tohum ekme haftasındayız. Permakamp’ta her mevsim aynı şeyleri yapıyoruz aslında. Mevsimlerin döngüsüne uygun akışları takip ediyoruz. Mutfak atölyesinde turşu kuruyoruz örneğin. Ekim ve Kasım ayları bizim geleneksel olarak turşu kurduğumuz dönem. Yine bu aylarda, bütün bir yıl boyunca sebze bahçemizin permakültür ilkeleri doğrultusunda olmazsa olmazı olan göletimizi hazırlıyoruz çocuklarla beraber. Gölet yapımı pek çok böcekle tanışmak, gerçek bir alet kullanmak, çamur ve suyla ilişkiye geçmek için şahane bir vesile. Üstelik bu gölet, önümüzdeki günlerde pek çok canlının yaşayacağı bir habitata dönüştüğünde, muhteşem bir gözlem alanı olacak her birimiz için. Göletin suyu sonbahar yağmurlarıyla taşacak; kışın suyun yüzeyi donacak incecik, çıtır çıtır; ilkbaharda gölete su takviyesi yapmamız gerekecek ve sulak alanımızı ziyarete gelecek pek çok canlıyı gözlemleyeceğiz birlikte. Yani bu göletin üzerinden elimizi, gözümüzü hiç çekmeyeceğiz. Doğal olarak, bu dönem ayrıca en çok tohum ektiğimiz dönem olacak. İlkbahar ve sonbahar tohum ekme mevsimi zira. Çocuklarla birlikte sebze yataklarımızı hazırlayıp üzerlerinde çalışıyoruz.  

Bugün olağan gün akışımız şöyle ilerledi. Yeni Okul hazırlık sınıfı, Seteney’le orman yürüyüşü yaparak başladı güne. Biz ise Meşe Palamudu ekibi ile Permakmap’ta kaldık. 15 dakikalık bir serbest oyun zamanının ardından Dom’da ve Yoga platformunda açık sınıf çalışması yapmak üzere ikiye ayrıldı çocuklar öğretmenleriyle birlikte. Dom’da çalışan ekiptekiler, göletle ilgili olabilecek kitaplar karıştırdılar (kedi kulağı ekibi J); diğer ekiptekiler (karpuz ekibi J), “Biz bu aralar böceklerle çok ilgileniyoruz,” dediler ve böcek kitaplarını, büyüteçlerini alıp Yoga platformuna gittiler. Yaptıkları çalışma boyunca pek çok ipucu bulmalarına rağmen, ne yazık ki hiç böcekle karşılaşamamışlar koca yeşil alanda; ne şans ama J.  Açık sınıf çalışmasının ardından, mutfak atölyesi ve bahçe çalışmaları için ekipler oluşturdular. Nesrin’le mutfakta çalışacak ekiptekiler, ellerini yıkayıp pergolada toplandılar. Bahçe ekibi ise benimle beraber çapa kullanmaya giriş çalışmasına ve gölet kazma işine girdi. Bir çapa nasıl taşınır? Güvenli bir şekilde nasıl kullanılır? Bunları çalıştık öncelikle. Bu pek kıymetli bir giriş çalışması, çünkü böyle öğreniyoruz gerçek bir alet kullanmanın hassasiyetini. Tekrar tekrar konuşarak, anımsayarak. Kendimiz için ve çevremiz için tehlikeli olmadan gerçek bir alet kullanma sorumluluğunu almak öyle kolay iş değil. Yoğun dikkat ve çaba gerektiriyor. Ben Ekim ve Kasım aylarını çapaya giriş çalışmalarına ayırmaya bayılıyorum; yıl boyu alet kullanma sorumluluğuna iyi bir başlangıç oluyor. Üstelik bu çapaya giriş çalışmaları, her yaş grubu için tekrar anımsamayı gerektiriyor hep. Gölet çapalamak bizi pek yorunca, bir süre kütüklerin üzerinde oturarak dinlenip muhabbet ettik çocuklarla. Çünkü bu ekiptekiler pek minik; güven duymaya, bu yabancı kocaman alanı kavramaya ve yeni tanıştıkları kişilerle güvenli bir duygusal bağ kurmaya ihtiyaçları var. Mümkün olduğunca zaman ayırdık buna. Zaman hızla akıp geçti, ve öğle yemeği saati geldi. Orman ekibi, turşucular ve biz, yemek alanında toplandık. Saat 12-13 arasındaki zaman diliminde çorba içip, sandviç yiyip, çorba kaselerimizi ve kaşıklarımızı yıkadık ve serbest oyunlara geçtik.  

Saat 13’te Meşe Palamudu öğrencileri ve ben orman yürüyüşüne çıktık; Yeni Okul hazırlık sınıfı ise (Tilkiler J) Permakamp’ta kaldı. Biz yürüyüşteyken, bu defa diğerlerinin 15 dakikalık serbest oyun zamanları oldu. Ardından Dom’a açık sınıf çalışması yapmaya girdiler. Açık sınıf çalışmasından sonra, aynı bizim sabah yaptığımız gibi, turşu ekibi ve bahçe ekibi olarak ikiye ayrıldılar. Bahçe ekibi, Seteney ve öğretmenleri Esra ile birlikte bir sebze yatağını ekime hazırlayıp, pazı tohumlarını toprakla buluşturdular. Biz de köpekler eşliğinde ormanda keşif maceramıza daldık. Dik yamaçlar, kaygan orman zemini, gerçek yaban orman...  Kokular, ışık, sesler, hepsi çok farklı. Çocukların büyük çoğunluğu orman yolculuğu boyunca heyecanla tırmandılar. Elbette bu yolculuğu endişe verici bulanlar ve yorulanlar da oldu aramızda. Ritmimizi birbirimize uydurmaya çalıştık; kaygıları önce dinleyip ardından çözüm üretmeyi denedik. Daha çok gözlemledik köpekleri, kocaman ağaçları, zor yokuşları... Birlikte zorlukları aşmayı denedik mümkün olduğunca. Orman yürüyüşlerimiz çoğaldıkça ormanla ilişkimiz de gelişecek elbette. Orman keşfimizin ardından Permakamp’a döndük. Artık servise binip eve dönme zamanı gelmişti.   

Bugün bir vukuatımız oldu Permakamp’ta. Kompost tuvalet bölgesi, kümesimizin olduğu alana çok yakın. Tavuklar ve horozlar serbestçe dolaşıyorlar tüm arazide; onlar keneyle mücadelemizin en önemli unsurları. Ancak geçtiğimiz hafta, yabancı köpekler arazinin kapısının açık olmasından faydalanıp çocuklarla birlikte içeri girmişler ve bir horoz iki tavuk yakalayıp kamptan ayrılmışlar. Hatta bir horozun da kuyruğunu yolmuşlar... Bugün küçük Maya tuvalet sırası beklerken, haliyle son derece huzursuz bir döneminde olan horozumuzu sevmeye kalkınca elinden gagalanmış. Daha önce hiç yaşamadığımız bir deneyim oldu bu, ve çok üzüldük Maya ile birlikte. Bundan böyle horozların ve tavukların çocukların olduğu alanlara girişlerini engelleyeceğiz...

 Güneş Savaş

Okunma 155 defa Son Düzenlenme Pazar, 04 Kasım 2018 15:05

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.