08 Oca

Serbest Gezen Bir Okul - YeniOkul İlköğretim ve Ortaokulu - Kar

Yılın ikinci kar yağışı. Şehirde ve yollarda kar var ama gelin görün ki Riva yolunda ağaçlı darboğazı geçer geçmez kar bitiyor. Bu dönemeçten her geçişimde çocuklar gibi üzülüyorum, ansızın kaybolan kar yüzünden. Hava kar yağışından dolayı biraz yumuşamış, tatlı ısırmayan bir soğuk var. Yerlerde kar birikintisi yok ama ince ince sürekli yağan kar içimize tatlı bir mutluluk veriyor. Permakamp’a gelen çocuklar da benim gibi hayal kırıklığı yaşıyorlar: “Neeee bu kadarcık mı kar var? Ama yol boyu her yer kardı?” Neyse ki ince ince de olsa kar yağıyor en azından.

Yani umut var! Kar enerjisiyle gelen çocuklar önce kısa bir süre etrafa dağılıp, sağda solda azıcık birikmiş karın peşine düşüyorlar. Bir kaç minik kartopçuğu yapabiliyorlar sadece ama olsun hiç yoktan iyidir yine de... Biraz ısınmak, kanımızı kaynatmak, ortaklaşmak için dans edelim birlikte diyoruz. Önce çocuklar bize bir takım popüler figürler gösteriyorlar, birlikte yapıyoruz. Ardından büyük bir halka oluşturuyoruz, horon vurmak için. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’ndan Seteney bizi yönlendiriyor. Gökhan Öğretmen söylediği Karadeniz türküleri ve muhteşem enerjisiyle dansımıza hareket katıyor. Biz yetişkinler çok eğleniyoruz ama toplu dans etmeye, türkülere ve folklorik danslara aşina olmayan çocuklar bize biraz mesafeliler. Olsun bu belki de hoş bir tanışıklığın başlangıcı olabilir. Bundan sonra güne hep dans ederek mi başlasak ne? 

Elimizden geldiğince horon teptikten sonra, aramızdan ayrılan çocukların sayısı artınca, orman yürüyüşüne gitme vaktinin geldiğine karar veriyoruz. 2. ve 4. Sınıflar, ben ve Mehmet’le birlikte, büyülüymüşçesine yağan karın eşliğinde ormana doğru ilerliyoruz. 1. Sınıf öğrencileri Seteney, Tolga ve Nesrin ile birlikte Permakamp’ta kalıyorlar. Onlar dışarıda biraz daha serbest oyun zamanı geçirdikten sonra açık sınıf çalışmasına girecekler. Açık sınıf çalışmalarında hala hava elementi üzerine okuyoruz. Şubat ayında ateş elementine geçeceğiz. Açık sınıf çalışmasından sonra ekiplere ayrılıyorlar. Mutfak ekibindekiler Nesrin’le birlikte taze makarna yapımına girişiyorlar. Diğer ekiptekiler ise Seteney’le birlikte hava elementi ile ilgili deneyler yapıyorlar. Ağızlarında pipetler, kendi oluşturdukları hava akımlarıyla suda köpükler yapıyorlar, masada toplar yuvarlıyorlar. 

Biz bu esnada ormanda akmakta olan minik bir çayın içinden yukarıya doğru tırmanıyoruz. Çayın içinden yürüyoruz, çünkü toprak akan suda daha az kaygan oluyor. Suyun dışındaki çamurlu yüzey buz gibi kayıyor. Sudan çıkan hemen düşüveriyor. Yürüyen ekip kıyafet konusunda donanımlı. Eldivenler, şapkalar, yağmur pantolonları. Evet pembe yeni eldivenlerinin kirlenmesini istemeyenler var aramızda haklı olarak, ama olsun, eller sıcacık, pembe ve mutlu... Ormanın içinde sanki bir masal dünyasındayız. Ağır ağır yağan ince kar ormanı tatlı bir sessizlikle sarmış durumda. Hani su sallanınca içi karla dolan camdan küreler vardır ya, onlardan birinin içindeyiz sanki. Çok büyüleyici. Keyifle tırmanıyoruz ormanda yukarı doğru. Orman, Permakamp arazisinden daha korunaklı ve sıcak. Bizi gövdeleriyle koruyan dev ağaçların arasında yürüyoruz.

Ara ara güneş çıkıp pırıldıyor, hava buz gibi bir maviye çalıyor, sonra yine kar. Tırmandığımız yamacın tepesine vardığımızda rüzgar biraz artıyor. Ama aşağıdaki manzara görülmeye değer. Ağaçlar ve çalılarla çevrilmiş küçük açıklıkta çocuklar hemen kamp kurma havasına giriyorlar. Barınak yapmak isteyenler, çantasındaki kuru yemişleri çıkartıp arkadaşlarıyla paylaşanlar, ağaçlara tırmananlar, ilerideki ağaçların arkasını merak edip durmak istemeyenler. Ağaçların arasında karın altında bir süre konaklıyoruz. Herkes kendi istediğini yapmakta özgür. Ormanın tadını çıkarıyoruz, serin ve mis havasını soluyoruz. Tek tük sümüksü mantarlar buluyoruz, likenler ve yosunlar çıkıyor karşımıza bol bol. Orman kışın nasıl görünür, iliklerimize kadar biliyoruz. Yaban doğa ile erken yaşta tanışıklık, onun içinde kendine bir yer bulabilme ve ufak ufak işaretlerini okuyabilme muazzam bir deneyim.

Çocuklar duygularıyla öğrendiklerinde derinlemesine bir bilgi ediniyorlar. Elleriyle dokunduklarında, yanaklarındaki soğukta hissettiklerinde ormana dair bilgileri derinleşiyor. Böylece koşulsuz bir ilişkiye imkan veren bir zaman aralığı oluşuyor. Belki tam şu anda, belki başka bir gün. Ama ormana yapılan düzenli ziyaretlerin neticesinde, yaban doğa ile koşulsuz sevgiye dayalı bir ilişki kurabilme umudu var. Bu türden koşulsuz bir sevgi, bu ormanların yarın da var olabilmesi için tek umut. Biz bu umudun peşi sıra ormanda gezinirken, kendimize ait ön yargılarımızdan vazgeçmek için de fırsatlar buluyoruz. Kirlenmeyi önemsememe fırsatı, düşünce kalkıp yola devam edebilme fırsatı. Yapamayacağımıza emin olduğumuz şeyleri yapabildiğimizi görme fırsatı. Orman, kara kış, yağan kar, kaygan orman zemini, bir dolu olanakla karşımızdalar. 

Ormandan biriktirdiklerimizle kampa dönüyoruz. Sıcak Dom, ıhlamur ve çorba bizi bekliyor. Çivi gibi soğuk sularda bağıra bağıra ellerimizi yıkıyoruz. Ellerimiz pespembe ve soğuk. Ama buna gülebiliyoruz. Ellerimizi bir birine sürterek hızlıca sobanın yanına koşuyoruz. Sobanın karşısında gevşiyoruz. Çorba, ıhlamur, sandviçler ve oyun saati. Tüm çocukların kendi işleri, güçleri var. Arazinin çeşitli köşelerine yapacakları gizli barınakları, dereyle oynayacak oyunları. Özel ve kıymetli zamanlar. Ellerinde çapalar, kazmalar, kürekler, çalışıyorlar. Barınaklar tekrar tekrar yıkılıyor ama olsun bir sonraki hep daha sağlam oluyor. Her yıkılan barınak muazzam bir deneyim. Oyun zamanının ardından 1. Sınıflar Seteney ve öğretmenleriyle orman yürüyüşüne çıkıyorlar. Biz geride kalanlar biraz daha oyun oynuyoruz. Sonra açık sınıf çalışmasına başlıyoruz. Ardından mutfakta makarna yapanlar ve marangozhanede ben ve Mehmet’le birlikte büyük bir rüzgar gülü yapanlar olarak iki ekibe ayrılıyoruz. İnce ince yağan karla gün sakince tamamlanıyor ve okula dönme zamanı geliyor...

 

Okunma 330 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 12 Ocak 2019 23:42

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.