04 Ara

Serbest Gezen Bir Okul - YeniOkul - Mevsimler Değişirken.

Yeni Okul Öğrencileri  Bizimleydi Bugün.Mevsimler değişiyorken bizim de yoğunlaştığımız şeyler yavaş yavaş değişiyor. Artık hava elementi üzerinde yol alacağız bir süre. Bulutlar, iklim, hava durumu... Yavaştan bir girizgah yaptık bugün, havadan sudan işlere. Aslında su elementinden kalan işlerimizi de devam ettiriyoruz aynı zamanda. Çünkü yaptığımız çalışmalar devamlı olarak bakım, onarım ve ilgi istiyorlar ve dikkatimizi hep üstlerinde tutuyorlar. Yaptığımız çalışmalara mevsimlerin etkisini takip edebiliyoruz böylece.

Bu sabah, ben 4. Sınıf öğrencileriyle birlikte orman yürüyüşüne çıkarken, 1. Sınıf öğrencileri ve 2. Sınıf öğrencileri Permakamp’ta kaldılar. Bizden sonra biraz daha serbest oyun oynadılar. Sonra ellerinde hava ile ilgili kitaplar, kendilerine açık alanlar seçtiler ve oralarda havadan sudan konuşup havalara baktılar. Bulutlar bugün nasıl görünüyor? Hava nasıl? Rüzgar var mı? Ne yönden esiyor?  Hava sohbetlerinin peşi sıra atölyelere ayrıldılar. Mutfakta artık turşu kurmuyorlar; bu ay Nesrin’le birlikte tarçınlı, zencefilli, tereyağlı, pekmezli mis gibi kurabiyeler pişiriyorlar. Herkes mutfağa girmediği için mutfak ekibi hem kendileri için hem de arkadaşları ve öğretmenleri için kurabiyeler hazırlıyor. Bu kurabiyeler biraz farklı, çünkü Ovacık’tan gelen üzüm pekmeziyle hazırlanıyorlar. Muhabbet şeker üzerinden ilerliyor bu ara mutfakta anlayacağınız... Su elementi çalışmalarımızdan kalan bir işimiz vardı bugün ayrıca; Mehmet’le bir grup öğrenci gezici bir tulumba tasarlamaya çalışıyorlar. Su hendeklerinin arasında dolaşabilen serbest gezen bir tulumba. Ama çeşitli zorlukları var bu projenin; Mehmet ve çocuklar çözümler üretmeye çalışıyorlar. Bir grup su tulumbası üzerinde çalışadursun bir diğer grup da Seteney’le birlikte önce tohum topları hazırlıyor, sonra da bahçede son kalan boş sebze yataklarına pazı ve ıspanak tohumları atıyor. Bundan sonra yataklara sadece bakım yapacağız. Yabani ot temizliği, sümüklü böcek tuzakları kurmak gibi işlerimiz olacak yani kış boyu. Yataklarımızda büyüyen sebzeleri birlikte toplayıp pişireceğiz diye umuyorum önümüzdeki mevsimlerde. Ayrıca Seteney’le birlikte bulut dedektifliğine başlıyorlar. Tepemizde dolaşan bulutlar hangi bulutlar? Yağmur taşırlar mı acaba? 

Permakamp’takiler harıl harıl çalışmaktayken, biz de ormanda uzun ve keyifli bir yürüyüş yapıyorduk. İnerek ve çıkarak, tırmanarak ve kayarak. Hem de ormanda sıkılmanın nasıl mümkün olduğu üzerine koyu bir sohbete dalmıştık aynı zamanda. Orman şehirden ve alışık olduğumuz ortamlardan farklı ama bu onu sıkıcı yapar mı? Ormanı nasıl tarif ederiz? Ormanı nasıl biliriz? Ona daha yakından bakmamız mümkün mü? Adım adım ilerliyoruz, mazılar bulup mazı nedir onun hakkında konuşuyoruz. Ormanda dev bir kav mantarı buluyoruz ve Permakamp’a kadar taşıyoruz. Bu mantarı önce sobanın yanında kurutacağız; ileriki günlerde de sobamızı yakmak için kullanacağız. Bir de çakmak taşı bulursak harika deneyler yapabiliriz bu mantarla. Ben bazen sadece yürümeyi seçiyorum ormanda. Sadece yönümüzü belirliyorum; bulundukları yerleri anlamlandıracak olanlarsa çocuklar oluyor. Şayet ormanın kendileri için ne anlama geldiğini keşfedebilirlerse, buraya geri dönmek için gerçek sebepleri oluyor; hem de yaban hayat için mücadele edeceklerse yarın öbür gün, bunu ancak ve ancak yaban doğa kendileri için bir şey ifade ediyorsa yapabiliyor olacaklar. Ormanla ilgili kendilerine özel anıları varsa ve orman onlar için geri dönülmeye değerse ancak, korunmaya da değer olacak. Bunun için belki de önce ormanda sıkılmak gerekiyor; sıkılarak yürümek ve o sıkıntıdan kendine ait bir şey keşfedip çıkarmak. Bakalım bizim sıkıntılarımız neye gebe? Biz uzun uzun yürüyüp ormanda, sakinlemiş vaziyette ve hoş bir yorgunlukla dönüyoruz Permakamp’a. Yemek zamanı. Çorbalar, sandviçler, meyveler... Yemeğin ardından bulaşıklar yıkanıyor ve serbest dolanma, oynama, keşfetme zamanı başlıyor. Artık rutinimiz kendi halinde ilerliyor. Saat 13:15 suları bu defa 1. ve 2. Sınıflar ormanın yolunu tutuyorlar. 4. Sınıf öğrencileri ise bir süre arazide sakince kendi başlarına kalıyorlar. Ardından önce topluca mutfağa Nesrin’le kurabiye yapmaya giriyorlar, sonrasında da hava hakkında konuşmak için öğretmenleriyle birlikte Dom’a giriyorlar. Açık sınıf çalışmasından sonra, ben ve çocuklar birlikte çocuk oyun alanına mini bir barınak yapmaya başlıyoruz. Ormanda yaptıklarımıza çok benziyor ama yine de farklı. Kesmek, çakmak, çivi sökmek gerek. Taşınması gereken malzemeler var. Gücümüz, konsantrasyonumuz, ilgimiz kadar çalışıyoruz birlikte. Biz aletlerle çalışmaya çalışırken, bu esnada 1. Sınıf ve 2. Sınıflar ormanda barınağı tamir ediyordu. Yola devrilen ağaçları inceleyip devrilme nedenleri üzerine araştırmalar yapmışlar. Bir çeşit orman dedektifliği. Dikenli sarmaşıkları şekillendirerek geçitler oluşturmuşlar. Orman onlara, onlar ormana dokunmuş...  Orman yürüyüşü, kurabiye, bahçe işleri derken yine gün gelip geçiyor. Hazırlanıp okula dönme zamanı. Kıyafetler değişiyor, çantalar toplanıyor, suluklar dolduruluyor ve şehre doğru yola çıkılıyor…

Güneş Savaş

Okunma 198 defa Son Düzenlenme Perşembe, 06 Aralık 2018 15:16

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.