12 Ara

Serbest Gezen iki İlkokul - Tırtıl Anaokulu ve YÖM Okulları - Ormanda Yürüyenler ve Bulutlara Bakanlar.

Tırtıl Anaokulu ve YÖM İlköğretim Okulu bizimleydi bugün.Yine soğuk, yine yağışlı hava. Tırtıl Anaokulu geçen seneden çok deneyimli ve dolayısıyla bu hava koşullarına hazırlıklı. Yağmur, soğuk, onlar için sorun değil. YÖM Okulları ise geçen ay geçirdikleri soğuk günün ardından biraz deneyim kazanmış durumdalar ve bu defa sıkı hazırlanmışlar. Çocuklar servisten inip bize doğru yürürlerken hazırlıklı oldukları için çok mutlular; ‘İşte sana hazırım orman ve yağmur ve çamur’ diyerek koşuyorlar. Geçen ay ayakkabısı uygun olmadığı için gölette çalışırken fena zorlanan çocuklardan biri keyifle çizmesini ve yağmur pantolonunu göstererek gölete koşmak istiyor hemen. Kendilerini hazır ve güçlü hissediyorlar.

YÖM Okulları 3. Sınıf öğrencileri Mehmet’le birlikte orman yürüyüşüne çıkıyorlar. Ben Tırtıl’larla birlikte Permakamp’ta kalıyorum. Önce oyun alanında biraz serbest zaman; yağmurla, soğukla ve çamurla oynanan bir dolu oyun. Sonra açık sınıf çalışması için Dom’a giriyorlar ve sıcacık sobanın etrafında toplanıyorlar. Sobanın üzerinde ıhlamur demlenmekte. Dom tarçın, elma ve ıhlamur kokuyor. Öğretmenleri fırtınalarla ilgili bir kitap okuyor önce çocuklara. Kitabı okuduktan sonra çocuklar kendi fırtınalarının, rüzgarlarının ve şimşeklerinin resimlerini yapmaya başlıyorlar sıcak ıhlamur eşliğinde. Bu ay ve gelecek ay üzerinde yoğunlaştığımız element hava elementi. Havanın hallerini, rüzgarları ve bulutları konuşuyor olacağız bu sıralar. 

Açık sınıf çalışmasının peşi sıra ekiplere ayrılıyoruz; mutfakta kendilerine ve arkadaşlarına tarçınlı, tereyağlı ve pekmezli kurabiyeler pişirecek ekip ve benimle marangozhanede çalışacak ekip olarak. Mutfaktan şahane kokular gelirken, biz de marangozhanede testere kullanmaya giriş çalışması yapıyoruz. Ahşap tezgahlarımızda mengenelerin arasına sıkıştırılmış kütüklerden dilimler kesiyoruz. Testere kullanmak zor zanaat. Doğru açıyla tutmak, bastırmadan çekip itmek ve yol almayı öğrenmek için zamana ihtiyaç var. İki kişilik testereler kullanırken ekip olarak çalışmayı da öğrenmek gerekiyor aynı zamanda. Doğru bir hızla itip çekmek gerek testereyi. Ben bu çalışmaya marangozluğa giriş çalışması diyorum. Marangozhanede bu tür aletler kullanmayı öğreneceğiz kış boyu. Bahar geldiğinde kendi oyun alanımızı restore ederken de kazandığımız bu becerileri kullanacağız. 

Biz çalışırken yemek zamanı geliyor. Tırtıl’lar mutfakta içiyorlar çorbalarını. Daha sıcak olan Dom, ormanda üşümüş ve ıslanmış olanları karşılıyor. Sıcak çorba, sıcak soba ve ıhlamur. Bugün yılın ilk karı yağdı şehirde, biz ise sadece yağmur gördük ama kar soğuğunu hissettik ellerimizde ve yüzümüzde. Yemekten sonra Tırtıl’larla biz düştük bu kez orman yoluna. Ormanın içinde sevinçle akmaya başlayan minik derelerin içinde oyunlar oynadık, barajlar kurduk, zıpladık. Taşlar, dallar sürükledik. Ormanda kaydık, güldük eğlendik. Yapraklardaki sulara, ağaçların diplerindeki mantarlara baktık. Ağzımızı açıp yağmur damlalarını yakalamaya çalıştık. Ormanı kokladık, tattık, ellerimizde yüzümüzde soğuğunu hissettik ve tüm bunlardan büyük keyif aldık. Coşkuyla akan dere bizimle pırıltılı küçük neşesini paylaştı. Baraj kuran porsuklar oyununu oynadıktan sonra derenin içinden suyu takip ederek aşağılara kadar koşarak indik. Islandık, hoplayıp zıpladık ve sıcak Dom’a vardık. Kıyafetler değişti, yedek ayakkabılar giyildi ve sıcacık bir keyifle ama yüzümüzde kar soğuğunun kırmızısıyla okula dönüş yoluna çıktık. 

Biz ormanda suyla oyunlar oynarken, ormandan dönmüş olan YÖM öğrencileri önce yedek kıyafetlerini giydiler, ısındılar ve sonra keyifle Permakamp işlerine daldılar. Yemekten sonra ilk iş ekiplere ayrıldılar. Nesrin’le tarçınlı, zencefilli, tereyağlı ve pekmezli kurabiyeler yapanlar ve Mehmet’le marangozhanede çalışanlar. Mutfakta çalışanlar kurabiyeleri hem kendileri için hem de arkadaşları için pişirdiler. Marangozhanede çalışanlar, sabahki grup gibi marangozluk aletlerine giriş çalışmasında testere kullanmaya yoğunlaştılar. Testere kullanmak anlatılarak anlaşılmaz, herkes kendi hızında ve yoğunluğunda öğrenebilir ancak. Burada öğrenmeye rehberlik edilebilir ama öğrenmeyi tamamlayacak kişi çocuğun kendisidir. Yavaşça ve tekrar tekrar deneyerek öğrenebilir. Yetişkinin her müdahalesi veya hızlandırma çabası öğrenmeyi yavaşlatır. Çocuk önce testereyi kullanan bir yetişkini gözlemleyip dinleyecek ve sonra ancak kendi hızında öğrenecektir. Bu şekilde gelişen bir öğrenme süreci, gereksiz müdahalelerle kesilmezse eğer, çoğunlukla çok çabuk ilerler. Çocuklar tekrar tekrar, deneye yanıla mengenelerle ahşap tezgaha tutturulmuş kütüklerden dilimler kestiler sabırla. Ancak sabredip tekrar tekrar denediklerinde öğrenebileceklerini gördüler. Öğrenmenin ise bir son olmadığını, çaba göstermeden kütükten bir parça kesmenin mümkün olmadığını gördüler. Kesilen bir dilim tahta dışardan bakıldığında çok küçük bir şey ama çocukta bıraktığı deneyim eşsiz...

Güneş Savaş 

Okunma 204 defa Son Düzenlenme Pazar, 16 Aralık 2018 23:01

Haber Postası

captcha 

Twitter

It seems that module parameters haven't been configured properly. Please make sure that you are using a valid twitter username, and that you have inserted the correct keys. Detailed instructions are written in the module settings page.