13 Şub

Serbest Gezen iki İlkokul - Tırtıl Anaokulu ve YÖM Okulları - Yağmurlu günlerin eğlencesi 'orman kaydırağı

Tırtıl Anaokulu ve YÖM İlköğretim Okulu bizimleydi bugün. Dom'da  ve mutfakta kuzinelerimizi yaktık, çayımızı demledik okullallarımızı bekliyoruz. Yine soğuk ve yağmurlu bir hava. Ancak yağmur ve soğuk havaya uygun giyinmediğimizde bizi etkilemeye başlıyor. Tırtıl Anaokulu  geçen senenin deneyimi ile bu hava koşullarına hazırlıklı geliyor. Yağmur, soğuk, onlar için sorun değil.  YÖM Okulları ise bu yıl bu konuda yeni yeni deneyim kazanmakta. Her geldiğinde bir önceki gelişinden daha hazırlıklı geliyor. Çocuklar servisten inip kampa yürürken mutlu ve biraz da aceleciler. Yağan yağmur onları etkilemiyor. Çantaları bırakıp doğruca çocuk oyun alanına koşuyorlar.

15 dakika serbest zamanın ardından Tıtrıl Anaokulu ile ben ormana giderken YÖM Okulları 3. Sınıf öğrencileri Mehmet ile birlikte  Permakamp'ta kalıyor. Bu iki ay boyunca temamız ateş. Önce öğretmenleri ile ateş teması üzerine sıcacık Dom'da mis gibi ıhlamur kokuları eşliğinde açık sınıflarını yapıyorlar ardından grup ikiye ayrılıyor. Bir grup elleri yıkayarak Nesrin ile  ekşi mayalı ekmek atölyesine girerken diğer grup Mehmet ile marangozhanenin yolunu tutuyor. Marangozhanede çivi çakmayı, testere kullanmayı, zımpara yapmayı öğreniyorlar.  

Tıtrıl Anaokulu ile hafif hafif yağan yağmur eşliğinde gidiyoruz ormana. Bu hafta çok yağmur yağdığı için toprak yumuşamış ve kayganlaşmış. Bastığımız yer kayıyor. Düşmemek için ayrı bir dikkat  ve koordinasyon gerektiriyor bugün. Fakat grubun yaşı küçük olmasına rağmen antremanlı, kayıp düşsek de  hızlıca kalkıp yola devam edebiliyoruz. Neşemizden ve eğlencemizden bir şey kaybetmeden.  Önüze çıkan tüm dik yerler inişte  vıjjj vıjjj kaydırak oluyor bugün bize:)  Yağmurda ormanda olmak ayrı bir keyif, yağmurun tadına bakıyoruz, kokluyoruz, dinliyoruz  iyice çıkarıyoruz ormanın tadını.  Şehirde neredeyse toprağa basamaz olduk. Düz beton zeminde yürümek maalesef bize pek de birşey kazandırmıyor aksine. Özellikle çocukların gelişim döneminde farklı ve zorlu zeminlerde yürümeye ihtiyaçları var.  Çamur, su , kayalar vs gibi farklı zeminlerde yürümek bacak ve bilek kaslarımızı güçlendirirken aynı zamanda beden bilinçliliğimizi ve koordinasyonumuzu da arttırıyor. Ayrıca böyle zeminlerde yürümek iyi bir  konsantrasyon gerektiriyor. Hele bir de yanında düşen arkadaşına yardım etme, birbirine el verme gibi destekler de oluşursa tam bir takım ruhu oluşuyor grupta:)

Döndüğümüzde kampı atölyede pişen ekmeklerin mis gibi kokusu sarmış.  Karnımızı daha da bir acıktırıyor bu koku. Dom'da sıcacık mercimek çorbamız ve ekşimayalı ekmeğimiz bizi bekliyor.  Ellerimizi yıkayıp içiyoruz sıcacık çorbalarımızı. Çorbalar hızla içiliyor ki oyuna daha çok zaman kalsın. Çorbasını bitiren önce bulaşığını yıkamaya sonra oyuna.

Öğleden sonra YÖM Okulları 3. Sınıf öğrencileri Mehmet ile birlikte  ormana giderken ben Tırtıl Anaokulu ile Permakamp'ta kalıyorum. 15 dakikalık serbest zamanın ardından grup ikiye ayrılıyor. Bir grup elleri yıkayarak Nesrin ile ekşi mayalı ekmek atölyesine girerken diğer grup benimle marangozhaneye gidiyor. Ekmek grubu minik elleriyle hamura şekil verip süslerken bizde önce çivi çakmayla başladık işe sonrasında herkes kendi kılıcını tasarladı ve çaktı. Atölyeler bitince Tırtıl Anaokulu  toparlanıp üst değiştirip kamptan erken ayrılırken diğer ekip halen ormandaydı. Ormana giden ekipde her yerden kayarak bol bol çıkarmış ormanın tadını. Bugun aralıksız yağış olduğu için öğleden sonra ateş yakamadık fakat mısırımızdan da eksik kalmadık. Çocuklar bir taraftan üst baş değiştirirken bir taraftan da mısırlarını yedi. Ve kamptan ayrılış vakti.

Bir sonraki Permakamp gününde yapacaklarının hayalleriyle...

Seteney Koz

Okunma 66 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 20 Şubat 2019 23:33

Haber Postası

captcha 

Hakkımızda

Permakamp
Sınırlı Sorumlu Riva Tüketim
Kooperatifi

V.D.
Adres
İletişim : info@permakamp.com